6Leyla ve Mecnun-Nusret Özcan. gecenin sonuna yolculuk korku ve yakarış Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir. Yorum * İsim *
Menasini bildikden sonra ise onsuzda cox sevdiyim adimi biraz daha cox sevmeye basladim. Bu adimin esl menasi olsada, tanislar, refiqeler arasinda sohbet etdikde, Leyla adi seslenen kimi haminin aglina birinci Leyla ile Mecnun gelir. Duzunu desem mende evveller ele bilirdim ki adimin o Leyla ile neyse elaqesi ola biler.
1 En İyi Aşk Replikleri: 1.1 Don Juan Demarco. 1.2 Casablanca. 1.3 Shakespeare in Love. 1.4 Eternal Sunshine of the Spotless Mind. 1.5 Leyla ile Mecnun. 1.6 The Painted Veil. 1.7 The Cutting Edge. 1.8 The Wedding Date.
Listento Gecenin Sonuna Yolculuk by Teoman on Top Charts. Get chart statistics for airplay, downloads and streaming.
NSWO. Bir kitabın adıydı, yok yahu Marx’ın Komünist Manifestosu’ndaydı” diye çekiştirip sündürmenin manası yok. Denmiş işte zamanında. “Katı olan her şey buharlaşıyor.” Tamamı şöyledir “Temel ve kalıcı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey lekeleniyor ve insanlar en sonunda hayattaki yerlerini, karşılıklı ilişkilerini ayık gözlerle görmeye KEY” İnsan “Alıp baştacı edilen Leyla ile Mecnun dizisinin bizi getirdiği son nokta bu mudur” diye kendine sormadan edemiyor. Lakin belki de, sinyaller veriliyordu da seyirciler fark etmemişti ya da ağaca bakarken orman gözden kaçtı. TRT1’de uzunca bir zaman kendi halinde takılan dizinin aniden popülerleşmesinin ardından setten gelen istifa haberi Mecnun’un annesi rolündeki Asuman Dabak diziden ayrıldı, tekme tokat sesleri Dizinin Leyla’sı ve Arda’sı rol icabı değil de gerçek hayatta birbirine girdi ve en nihayetinde yapımcıların “Üç oyuncunun da işine son verilmiştir” açıklaması dizinin karizmasını biraz çizdi. Ama belki de reytingini artırır! VURDU VE GOL OLDU Dizinin mucizesinin baş mimarı olarak görülen Burak Aksak, genç bir arkadaş. Besbelli kaleyi boş gördü, vurdu ve gol oldu. Annesi babası salonda çaylarını yudumlayıp Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü gibi romanlardan uyarlama sündürülmüş dramalara bakarken, Çocuklar Duymasın gibi rutubetli mizaha karnı tok olanları ilk o keşfetti. Söylediğine göre kendisine bu senaryoyu parasızlık yazdırmıştı. Gerçi TRT kapısını “Ramazan Güzeldir” dizisiyle aralamış olsa da bu senaryosu için Onur Ünlü’yü buldu, kadro kuruldu, TRT’den onay geldi. Aksak’ın İstanbul Samatya’dan Gümüşsuyu’na taşınması da artık parasız günlerinin sona erdiğinin kanıtıdır. Rol dağıtımında Mecnun, Ali Atay’ın ellerine teslim edildi, nitekim o konservatuvardaki arkadaşları tarafından “Wunderkind” mucize çocuk olarak tanımlanan bir isimdi. Ahmet Mümtaz Taylan, Serkan Keskin, Köksal Engür forvette yeraldı; Ezgi Asaroğlu, Beste Bereket gibi isimler zaten Onur Ünlü’nün daha evvel de birlikte çalıştığı isimlerdi. Leyla ile Mecnun bir kavuşamama hikâyesiydi elbette ama Aksak bunu yan karakterlerle destekleyerek bir kaybedenler komedisine dönüştürdü. Bir cemaat gibi hareket eden, ancak cemaat fikrini kesinlikle reddeden bu ekip, zoru FORMÜL LAZIM TRT reyting ölçümlemesine girmediğinden dizinin gerçek reytingi hiçbir zaman bilinmedi. Kimbilir belki de 75 milyonluk ülkede Leyla ile Mecnun’u 100 bin, ama sesi çok çıkan bir 100 bin kişi seyrediyor. Dizideki geçerli espri anlayışı, alkolü üzümle, sigarayı sakızla anlatmak olunca TRT koşullarında muhafazakâr entelektüelliğin, aynı mürekkepten mizahın da kırmızı çizgileri çiziliyordu. Aksak “Küfretmiyorum da damacana diyorum” derken, neden daha cesur davranmadığını, senaryoda gerektiği noktada neden küfrü basmadığını açıklamadı. Oysa nasılsa “bip” vardı. Temenni edilen aslında, Türk mizahının Levent Kırca’nın sarhoş taklidi ve Nejat Uygur’un “basdırnağına” tarzı kelime oyunlarından öteye geçmesiydi. Bir ölçüde oldu da ama... İşte aması var. Leyla ile Mecnun’u kavuşturamayan Burak Aksak’ın İsmail Abi gemiye binip gitmeden, Erdal bakkal kapanmadan, Yavuz hırsızlıktan vazgeçmeden acilen yeni formüller de bulması gerek. Sette şöhretin tadı alınınca yükselen tansiyonu ve egoları da dengelemesi lazım. Dizideki kara mizah gibi, gariptir, yönetmen Onur Ünlü bir röportajda ettiği şu cümlesini hatırlar mı acaba? “Ben çok fazla önemsemiyorum şiddet meselesini. Şiddet karşıtı bir insan değilim. Şiddet yanlısı birisi de değilim. Ama birisi birisine kızdıysa, onu dövmek istiyorsa, bırakalım dövsün yani. Hani ona müdahale edemeyiz.” Veyahut enseleri de çok karartmayalım. Belki de sıkıntı Onur Ünlü’nün Polis filmindeki Haluk Bilginer’in meşhur repliğinde saklıdır “Şiddete meyallim vallahi dertten.”HT PAZAR
Haberler > Leyla ile Mecnun'dan Geriye Kalan Unutulmayacak 11 Şiir Yorumu - 0219 - 1553 Leyla ile Mecnun'un sadece fenomen bir dizi olmadığının, aynı zamanda şiir konusunda çığır açtığının kanıtı olan 11 tane harika şiir ve yorumu. 1. Göğe Bakma Durağı 2. Tehlikeli Oyunlar 3. Kuş Koysunlar Yoluna 4. Zaman 5. Herkesin Bir Yara İzi Vardır 6. Halbuki Aşk 7. Yalnızlık Zordur 8. Hişt Hişt 9. Unutmak 10. Ölmek 11. Yüzleşmek Bonus Palyaço BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER! ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR? Yorum Yazın 30 Haziran 2015 " İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından " ... şiir başladıgında... Devamını Gör 30 Haziran 2015 Bu şiirler bu dizi içinde ayrı bir anlam kazandılar. Belki de gerçekliklerini buldular.... Yazıldıkları zamandan çok sonra, yazıldıkları insanlardan bambaşka... Devamını Gör 30 Haziran 2015 leyla ile mecnun u Bitirdiniz mutlu ol yeter i kaldirdiniz Bes kardes i yedirtmeyiz. SIZE NE YAPTI LA BU GENCLIK
LEYLA İLE MECNUN SEZAİ KARAKOÇ Diriliş Yayınları Haziran 2013, 8. Baskı İlk Basım 1980 100 Sayfa AFD Sevgili Yan Gel Yat Üniversite'sinin bize hediyesiydi, Leyla ile Mecnun. Bir bayram günü evimize, ziyaretimize gelmekle bizi çok mutlu ettiği yetmiyormuş gibi sağolsun bir de bu güzel kitabı getirmiş. Tekrar teşekkür ederiz güzel kalpli arkadaşımız. Bugüne kadar hiç Sezai Karakoç kitabı okumamıştım. Mona Rosa haricinde de hiçbir şiirini bilmiyordum. Bu kitap sayesinde Sezai Karakoç okumayarak neler kaçırdığımın da farkına varmış oldum. Leylâ ile Mecnun'un efsanevi aşkını Sezai Karakoç'un kaleminden okumak çok keyifliydi. Altı Çizilesi... Ama aşk ki ezeli bir tanışıklıktır Doğmadan önce başlamışlıktır ... ... Sözü anlamakta... delilik diyemem Fakat dinlememekte... akıllılık diyemem ... ... Doğuya gidip gidip de güneşe mi yaklaşsam Bir ateş tuğlası gibi yanıp olsam bir cam Onu Leylâ'nın düğününe armağan ederler mi Yoksa bunda da Mecnun'dan eser var derler mi Kırıp atarlar mı külümün ateşinden yaratılan camı Beni hatırlatıyor diye koğarlar mı akşamı Ülkelerinden, ocak ve lâmbalarından ... ... Artık buluşmuşlardır Tanrı katında Bir yersizlik ve zamansızlık saltanatında Bir şey değişmez gelse de gelmese de Leylâ Farketmez gitse de gitmese de Mecnun O'na ... ... Ruh hürdür vücut esir Ruh baldır beden zehir Ruh hürdür Tanrı aşkıyla Bağlı değil yer ve zaman kaydıyla Farketmez gelse gelmese Kays O'na Gitse gitmese Leylâ O'na ... 14 Kasım 2014 tarihinde "Leyla İle Mecnun"u en uygun fiyatla satan kitap satış siteleri Nüfus kaydında doğum günü 22 Ocak olarak görülmekle beraber, gerçek doğum gününün Mayıs içinde olduğu bilinmektedir. Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen Sezai Karakoç, ilkokulu 1944'de Ergani'de bitirdi. Daha sonra Maraş Orta Okuluna parasız yatılı olarak kayıt oldu. 1947'de burayı bitirerek Gaziantep'te yine parasız yatılı lise öğrenimine başladı. Gaziantep Lisesi'nden 1950’de mezun edildi. Felsefe okumak istediği için İstanbul'a gitti. Babasının isteği İlahiyat Fakültesiydi. Kendi parasıyla okuyamayacağını anlayınca, o zaman parasız yatılı kısmı bulunan Siyasal Bilgiler Fakültesi sınavına girdi. Sınav sonuçlarını beklerken de Felsefe bölümüne kayıt yaptırır; şayet sınavı kazanmazsa felsefe tahsili yapacaktır. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin mali şubesinden mezuniyetle tamamladı. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığı’nda Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi Bölümüne atandı. Daha sonra Maliye müfettişliği sınavını kazanarak 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başlar. Görevi icabı Anadolu'da birçok il, ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı bulur. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973’ten bu yana da hiçbir resmi görev almadı. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve Diriliş Dergisi'ni kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisi'ni kurdu. Yedi yıl Partinin Genel Başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üstüste iki defa genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında kültür bakanlığı özel ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisi'ni kurdu ve halen partinin genel başkanlık görevini yürütmektedir. 2007 yılının Nisan ayından beri her cumartesi akşamı, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığı'nda değerlendirme konuşmaları yapmaktadır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmaktadır. Karakoç, 2011 yılı Cumhurbaşkanlığı edebiyat ödülüne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi. Kaynak Wikipedia Sezai Karakoç Eserleri Şiir ŞİİRLER I Hızırla Kırk Saat ŞİİRLER II Taha'nın Kitabı/Gül Muştusu ŞİİRLER III Körfez/Şahdamar/Sesler ŞİİRLER IV Zamana Adanmış Sözler ŞİİRLER V Ayinler/Çeşmeler ŞİİRLER VI Leylâ ile Mecnun ŞİİRLER VII Ateş Dansı ŞİİRLER VIII Alın Yazısı Saati ŞİİRLER IX Monna Rosa Aşk Ve Çileler ŞİİRLER X Monna Rosa Ölüm ve Çerçeveler ŞİİRLER XI Monna Rosa Pişmanlık ve Çileler ŞİİRLER XII Ve Monna Rosa ŞİİRLER XIII Karayılan GÜN DOĞMADAN Şiirlerin Toplu Basımı Çeviri Şiir Batı Şiirlerinden İslâmın Şiir Anıtlarından İslam anlatması Deneme Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı... Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar Düşünce Ruhun Dirilişi Kıyamet Aşısı Çağ ve İlham I-II-III-IV İnsanlığın Dirilişi Diriliş Neslinin Âmentüsü Yitik Cennet Makamda İslâmın Dirilişi Gündönümü Diriliş Muştusu İslâm İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü Düşünceler I-II Dirilişin Çevresinde Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II Unutuş ve Hatırlayış Varolma Savaşı Çağdaş Batı Düşüncesinden Çıkış Yolu I-II-III İnceleme Yunus Emre Mehmed Âkif Mevlâna Piyes Piyesler I Armağan Hikaye HİKÂYELER I Meydan Ortaya Çıktığında HİKÂYELER II Portreler Günlük yazılar Farklar Sütun Sûr Gün Saati Gür Röportaj Tarihin Yol Ağzında Belgesel Gün Doğmadan
gecenin sonuna yolculuk leyla ile mecnun