7BSIY. Alanya Ticaret ve Sanayi Odası ALTSO 18. Komite Meslis Üyesi ve Alanya Postası Gazetesi köşe yazarı Mustafa Durgun, yeni yıl ile birlikte sigorta sektörüyle ilgili değişikliklerinde yürürlüğe girmeye başladığını söyleyerek, 1 Ocak 2019 itibariyle teminat mektubu yerine geçen kefalet sigortası ile ilgili bilgiler aktardı. Durgun, "5 Aralık 2017 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve 4734 Sayılı kamu İhale Kanunda yapılan değişiklikle firmaların ihalelere katılırken banka teminat mektubu yerine kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerini sunmalarına imkan tanınmış ve ihalelerde teminat mektubu olarak Türkiye’de yerleşik sigorta şirketleri tarafından kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerinin de verilebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda Sigorta şirketleri Türkiye’de ilk defa Kamu ihalelerinde kullanılmak üzere kefalet senetlerini düzenlemeye başladı. 'EK KAPASİTE OLUŞTURDU' Firmalar açısından kredi limitlerinin daha da önem kazandığı bu günlerde yerli bir sigorta şirketinin pazara sunduğu Kefalet Sigortası ve ona bağlı Kefalet Senetleri özel sektörün teminat ihtiyacının karşılanmasında yeni ve ek bir kapasite oluşturmuştur. Bu şekilde, bankalarca hali hazırda teminat ihtiyacı için kullandırılan kredi limitlerinin reel sektör tarafından başka alanlarda kullanımının önü açılmış ve teminat ihtiyaçlarının karşılanması için alternatif ürün sağlanmıştır" dedi. Güncelleme Tarihi 14 Ocak 2019, 1447
Kamu ihalelerine teminat verilirken artık tek opsiyon banka teminat mektubu değil. Banka teminat mektubu yerine bundan böyle kefalet sigortası da yaptırılabilecek. Bu, özellikle bankadaki kredi limitini başka alanlara kullanmak isteyen firmalara büyük kolaylık sağlayacak. Kefalet sigortası ile idareler; ihale ve sözleşme kapsamında öngördükleri, yani teminat mektubu ve ihale şartnamesinde belirtilen risklere karşı kefalet sigortası yaptırabiliyor ve risklerin gerçekleşmesi durumunda sigorta şirketine tazminat talebinde bulunabiliyorlar. Sigorta şirketleri de, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra sigorta ettirene bildirimde bulunup gerekli önlemleri almasını isteyebileceği gibi, sigorta ettirenin yanıtı beklemeksizin, uğranılan zararın ödemesini de yapabiliyor. Sigorta şirketinin, ödeyeceği azami tazminat tutarı, taahhüt edilen yani poliçede belirtilen tazminat tutarını geçemiyor. Konuya dair açıklamalarda bulunan Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, bu değişiklikle birlikte hem bankalar üzerindeki kredi yükünün kalkacağını hem de sigorta sektörüne yeni bir büyüme alanı açılacağını ifade etti. Teminat mektuplarının en çok imalat, inşaat, enerji ve hizmet sektörlerindeki firmalar tarafından kullanıldığını ifade eden Nihat Kırmızı, “Kefalet sigortası, özellikle ABD ve Avrupa gibi gelişmiş sigorta pazarlarında banka teminat mektuplarından daha sık bir şekilde kullanıyor. Bizim de Türkiye’de bunu tabana yaymamız, buradaki üretimi artırarak reel sektör üzerindeki yükü azaltmamız gerekiyor” dedi. KREDİ LİMİTİ ETKİLENMİYOR Kefalet sigortasının çalışma şeklini de açıklayan Nihat Kırmızı şunları söyledi “Kefalet sigortasında sigorta şirketi sigortalı lehine, üçüncü kişi olan lehtara belirli bir teminat sağlıyor. Bu sigorta, bankalar tarafından verilen teminat mektubunun yerine geçiyor. Yani sigorta şirketi sigortalının kefili oluyor. Kamuda ise kefalet sigortasıyla sigortacı, ihaleyi alan şirketin görevini yerine getirememesi sonucunda doğabilecek maddi yükümlülüğü üstleniyor. Kefalet sigortasının bankalardan alınan teminat mektubu yanındaki avantajı ise, bu enstrüman alan kurumun kredi limitini işgal etmiyor.” Kefalet sigortası sistemine geçişte hem şirketlerin iyi bir mali analiz ve mali istihbarat yapıp alınacak teminatları ona göre belirlemesi hem de idareler bu yeni sisteme entegre olurken ihalede aksaklıklar yaşanmaması gerektiğini kaydeden Kırmızı, bu sebeple sistemin çok dikkatle kullanılması gerektiğini vurguladı. ALTYAPI ÇALIŞMALARININ SONUNA GELDİK’ Yerli bir şirket olarak ekonomimize katkı sağlayacak bu yeni sigorta ürününün yaygınlaşması için gerekli çalışmaları bu hassasiyetle yaptıklarını söyleyen Kırmızı, “Gerekli altyapı ve teknik çalışmaları tamamladık. Reasürans ve mali istihbarat altyapısı çalışmalarının sonuna geldik. Şirketimize bu konuda talepler geliyor, biz de bu yıl içerisinde taleplere cevap verebilecek durumda olacağız “dedi. Kırmızı, sözlerini şu şekilde tamamladı “Kefalet sigortası, özellikle bankadaki kredi limitini başka alanlarda kullanmak isteyen firmalar için büyük kolaylık sağlayacak, aynı zamanda sektörümüzün büyümesine katkı sağlayacak yeni ve önemli bir ürün. Sektör olarak bu ürünün üzerine daha fazla düşmemiz gerekiyor. Doğa Sigorta olarak biz de bu ürünün yaygınlaşması için elimizden geleni yapmaya hazırız.”
28 Haziran 2022 tarihinde TBMM gündemine giren Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 1 Temmuz 2022 tarih ve 7417 sayıyla yasalaşmıştır. Kanun’la; Nakit sermaye artışında faiz indiriminde uygulama süresi sınırlandırılmış, Yeni bir varlık barışı düzenlemesi yapılmış, 7394 Sayılı Kanun’la yapılan kurumlar vergisi oran değişikliğinin yürürlüğü netleştirilmiş, Gerçek faydalanıcı bilgisinin temin edilmesine yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığına özel yetki verilmiş, Vergi Usul Kanunu’nu kapsamındaki bazı özel usulsüzlük cezaları artırılmış, Sigorta şirketleri tarafından kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulamalarında teminat olarak kabul edilebilmesi öngörülmüş, Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişiklikle, defter ve belgelerin zayi olmasında dava açma süresi otuz güne çıkartılmıştır, Düzenlemeler aşağıda özetlenmiştir. 1. Nakit Sermaye Artırımında Faiz İndirimine Sınırlama Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrasının ı bendinde yapılan değişiklikle, nakit sermaye artırımında faiz indiriminden süresiz yararlanma hakkı, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile bu dönemi izleyen dört hesap dönemiyle sınırlandırılmıştır. Düzenlemeye göre, indirimden yararlanma hakkının olduğu süre içinde kazanılan indirim tutarlarından, kazancın yetersizliği nedeniyle ilgili dönemlerde indirim konusu yapılamayan tutarlar, beş yıllık süre dolduktan sonra da indirime konu edilebilecektir. Bu konuda bir süre sınırlaması öngörülmemiştir. Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 15. maddenin onüçüncü fıkrasıyla, daha önce sermaye artırımı yapmış ve indirimden yararlanmaya başlamış olan mükelleflerin, geçmiş dönemlerde indirimden faydalandıkları dönem sayısına bakılmaksızın, 2022 dönemi dahil beş hesap dönemi daha indirimden faydalanmaya devam etmeleri hükme bağlanmıştır. 2. 7394 Sayılı Kanun’la Yapılan Kurumlar Vergisi Oran Değişikliğinin Yürürlüğü 7394 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının d bendinin 4 numaralı alt bendinde yer alan istisna düzenlemesi ile 32. maddesinde yer alan kurumlar vergisi oranına ilişkin düzenlemede yapılan değişiklikler, “2023 yılı vergilendirme dönemi kurum kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde” yürürlüğe girmiştir. 7394 sayılı Kanun’la yapılan bu değişikliklerin 2023 sonrası dönemlere etkili olup olmadığı tartışması yeni Kanun’la giderilmiştir. Yeni düzenlemeyle, özetlenen değişikliklerin yürürlük tarihi, “2023 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihi” şeklinde değiştirilerek, 7394 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemelerin 2023 yılıyla sınırlı olmadığı netleştirilmiştir. 3. Vergi Usul Kanunu’nda Yapılması Önerilen Düzenlemeler 7417 sayılı Kanun’la; Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinde yapılan düzenlemeyle, tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin gerçek faydalanıcı bilgisinin temin edilmesine yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığına özel bir yetki verilerek getirilen yükümlülüklere uymayanlara mevcut cezalardan farklı ceza uygulanabilmesine olanak sağlanmış, Özel usulsüzlük cezalarının düzenlendiği 353. maddesinde yer alan fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmamasına ilişkin cezalar iki katına çıkartılmış Fatura ve benzeri evrakların düzenlenmemesi, kullanılmaması veya bulundurulmamasıyla ilgili ceza 500 liradan liraya, her bir belge nev’ine ilişkin olarak her bir tespit için kesilecek ceza liradan liraya, her bir belge nev’ine ilişkin bir takvim yılında kesilecek azami toplam ceza tutarı liradan liraya. Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin birinci fıkrasının 7 ve 9 numaralı bentlerinde yer alan zorunluluklara uymayanlar hakkında uygulanan özel usulsüzlük cezaları artırılmıştır. 4. 6183 Sayılı Kanun’da Yapılan Değişiklikler 6183 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikle, sigorta şirketleri tarafından kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulamalarında teminat olarak kabul edilebilmesi hükme bağlanmıştır. Bu değişikliğe paralel olarak, menkul mal satışlarına iştirak edeceklerin vermeleri gereken teminatın türüne yönelik hükümlerin düzenlendiği 85. maddede de değişiklik yapılmış ve para yerine teminat mektubu alınabilmesi hükmü revize edilerek, Türkiye'de yerleşik sigorta şirketleri tarafından kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerinin de teminat olarak alınabilmesine imkân sağlanmıştır. 5. Varlık Barışı Yaygın ifadesiyle varlık barışı, diğer adıyla kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılmasıyla ilgili son düzenleme tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Kanun’la yapılmıştı. 7256 sayılı Kanun’la yapılan geçici düzenleme kapsamında yapılacak beyan ve bildirimler için süre tarihinde sona erdi. Bu defa 7417 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 15. maddeyle yeni bir varlık barışı düzenlemesi yapılmıştır. a Düzenlemenin Genel Çerçevesi Yeni varlık barışı, daha önce uygulanan 5811, 6486, 6736, 7143, 7186 ve 7256 sayılı Kanunlarla yapılan düzenlemelere bazı yönleriyle benzemekte, bazı yönleriyle de farklılaşmaktadır. Düzenlemeyle, gerçek ve tüzel kişilere, yurt dışında ve yurt içinde bulunan varlıklarını kayda alma ve bazı avantajlardan ve ayrıcalıklardan yararlanma olanağı verilmiştir. b Kapsama Giren Varlıklar Varlık barışı kapsamında yurda getirilecek veya kayda alınacak varlıklar şunlardır Yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları. Yurt içinde bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar. c Varlığın Yurt Dışında veya Yurt İçinde Bulunma Tarihi Varlığın geçmişte belli bir tarih itibariyle var olduğunu ispat etme zorunluluğu yoktur. Verilen süre içinde varlığın yurda getirilmesi veya kayda alınması koşulunun sağlanması esas olarak yeterlidir. dBeyan veya Bildirim Zamanı Getirilen avantajlardan yararlanabilmek için; Yurt dışında bulunan kapsamdaki varlıkların; tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildirilmesi Yurt içindeki kapsamdaki varlıkların, tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilmesi gerekmektedir. e Yurt Dışındaki Varlıkları Yurda Getirilme Süresi Yurt dışında bulunan ve düzenleme kapsamında olan varlıkların, bildirim yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir. f Varlıkları Yurda Getirilmesi Zorunlu Olmayan Durumlar Kapsama giren yurt dışındaki varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve düzenlemenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye'ye getirilme şartı aranmayacaktır. g Yürürlük Öncesi Sermaye Avansı Olarak Türkiye’ye Getirilen Varlıklar Düzenlemenin yürürlük tarihi itibarıyla yasal defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan kapsamdaki varlıkların düzenlemenin yürürlük tarihinden önce Türkiye'ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi şartıyla, düzenlemenin avantajlarından yararlanılması mümkündür. h Ödenecek Vergi Yapılan düzenlemede yurt dışı varlıklar ve yurt içi varlıklar için farklı oranda vergi hesaplanması ve ödenmesi öngörülmüştür. Düzenlemeye göre, yurt dışı varlıkların banka ve aracı kurumlara bildiriminde kademeli bir vergi öngörülmüştür. Düzenlemeye göre, banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden; tarihine kadar yapılan bildirimler için %1, tarihi ila tarihi bu tarih dahil arasında yapılan bildirimler için %2, tarihine kadar yapılan bildirimler için %3 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyeceklerdir. Düzenlemeyle ayrıca; Bildirilen varlıkların, Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılan hesaplara transfer edildiği veya yurt dışından getirilerek bu hesaplara yatırıldığı tarihten itibaren en az bir yıl süreyle tutulması halinde vergi oranının %0 olarak uygulanması, Bu takdirde, banka ve aracı kurumlar tarafından bildirim esnasında tahsil edilerek vergi dairesine ödenen verginin, bildirim sahibinin ilgili vergi dairesine başvurusu üzerine iade edilmesi. öngörülmüştür. Yurt içindeki varlıkların beyanında farklı bir düzenleme yapılmış olup, düzenlemeye göre vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %3 oranında vergi ödenecektir. i Varlıkların Kayda Alınması Bildirilen veya beyan edilen varlıkların Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim veya beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler; Kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacaklar, Açılan fon hesabı bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak, İşletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecektir. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstermeleri gerekmektedir. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, beyan dışındaki diğer şartlar aranmaksızın, varlık barışı düzenlemesinin avantajlarından yararlanabilir. Bu mükellefler tarafından taşınmaz dışındaki varlıkların en geç beyan tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur. j Kayda Alınacak Varlıkların Tapuda Devrinde Harç Ödenmemesi Varlık barışı kapsamında beyan edilerek işletme kayıtlarına alınacak taşınmazların işletmeye devrine ilişkin tapuda yapılacak işlemlerden, Harçlar Kanunu kapsamında harç ödenmeyecektir k Kayda Alınacak Varlıkların Elden Çıkartılması Düzenleme kapsamında kayda alınan varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararların, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak dikkate alınması mümkün değildir. l Düzenlemeden Yararlanmanın Sağladığı Avantajlar Daha önce yapılan varlık barışı düzenlemelerinden farklı olarak, yeni düzenlemede, bildirim veya beyanın sonuçlarına ilişkin daha ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Düzenlemeye göre, bildirilen veya beyan edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak, diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının; Madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen veya beyan edilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmayacak, Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılacaktır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirim veya beyana konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bildirilen veya beyan edilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılacaktır. m Avantajlardan Yararlanma Koşulları Yeni varlık barışı düzenlemesinin sağladığı avantajlardan yararlanabilmek için, diğer koşullar yanında; Bildirilen yurt dışı varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi, Bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmesi gerekmektedir. 6. Elektrik Motorlu Otomobillerin ÖTV Oranında Değişiklik 7417 sayılı Kanun’la Özel Tüketim Vergisi Kanunu eki II sayılı listedeki tarife pozisyonundaki binek otomobillerden sadece elektrik motorlu olanların vergi oranları, motor gücünün yanı sıra özel tüketim vergisi matrahlarına göre farklılaştırılmıştır. No. Mal İsmi Eski Durum Yeni Durum Özellik Vergi Oranı % Özellik Vergi Oranı % Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar pozisyonuna girenler hariç steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil Sadece elektrik motorlu olanlar Motor gücü 85 kW'ı geçmeyenler Motor gücü 85 kW'ı geçen fakat 120 kW'ı geçmeyenler Motor gücü 120 kW'ı geçenler 10 25 60 Sadece elektrik motorlu olanlar Motor gücü 160 kW’ı geçmeyenler ÖTV matrahı TL’yi aşmayanlar Diğerleri Motor gücü 160 kW’ı geçenler ÖTV matrahı TL’yi aşmayanlar Diğerleri 10 40 50 60 7. Defter ve Belgelerin Zayi Olmasında Dava Açma Süresi Türk Ticaret Kanunu’nun 82. maddesine göre tacirler, saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zayii olması durumunda, zıyaı öğrenme anından itibaren on beş gün içinde dava açabilmektedirler. Bu hüküm değiştirilerek, söz konusu süre otuz güne çıkartılmıştır. İlgili Kanun metnine aşağıdaki bağlantı yardımıyla ulaşabilirsiniz. Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun tarih ve 7417 sayılı
KEFALET SİGORTASI 05 Aralık 2017 Tarihli Resmi Gazete’ de yayınlanan ve 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunda yapılan değişiklikle firmaların ihalelere katılırken banka teminat mektubu yerine kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerini sunmalarına imkan tanınmış ve ihalelerde teminat mektubu olarak Türkiye’de yerleşik sigorta şirketleri tarafından kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerinin de verilebileceği düzenlenmiştir. Banka garanti mektuplarına alternatif olan “Kefalet Sigortaları” ile birlikte bankalardaki limitlerinize / teminatlarınıza dokunmaksızın sigorta yaptırabilirsiniz. Kefalet Sigortası, sigortalı tarafından yasal veya sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde, buna karşılık gelen tazminat tazmin etmekle yükümlü olduğu sigorta sözleşmesidir. Türleri aşağıdaki gibidir; İhaleye Katılım Geçici Teminat Avans Ödeme Teminatı Performans Teminatı İmalat/Bakım/Onarım Teminatı Önemli Kriterler Nelerdir? Firmanın finansal yapısı son 3 senelik firma finansallarının paylaşılması gerekmektedir. Girilecek ihalenin türü Firmaların bankalarla çalışma şekli İhalenin hangi kanuna göre düzenlendiği Şartname Sigortacı, lehdara karşı borçluya doğrudan kefalet yoluyla kendisi kefil olabileceği gibi, dolaylı kefalet yoluyla banka, kredi garanti kuruluşları veya diğer finans kuruluşlarının borçlunun yükümlülüğü için lehdara karşı kefil olmalarına bağlı olarak teminat sağlayabilir. Kimlere Kefalet Sigortası Verilebilir? Mal ya da ürün teslimi olacak ihalelere, Verilecek hizmet ihalelerine, Kamu ihalelerine Sigorta Teminatı Nasıl Öder? Kefalet sigorta sözleşmesi ile sigortacı, borçlunun poliçede tanımlanan borç yükümlülüğünü yerine getirememesi rizikosuna karşı, bu genel şartlarda ve poliçe özel şartlarında belirtilen hüküm ve şartlar çerçevesinde, borçluya kefil olarak poliçede belirtilen lehdara teminat sağlar. Sigortacı bu sigorta sözleşmesi çerçevesinde üstlendiği yükümlülük uyarınca ilgili lehdar veya lehdarlara ödeme yapar.
Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, kefalet sigortasının özellikle bankadaki kredi limitini başka alanlarda kullanmak isteyen firmalar için büyük kolaylık sağladığını belirtti. Büyük ekonomilerde bu sigorta ürününün banka teminat mektubundan daha sık kullanıldığını kaydeden Kırmızı, “Kefalet sigortasını bizim de yaygınlaştırmamız lazım” dedi. Kamu ihalelerine teminat verilirken artık tek opsiyon banka teminat mektubu değil. Banka teminat mektubu yerine bundan böyle kefalet sigortası da yaptırılabilecek. Bu, özellikle bankadaki kredi limitini başka alanlara kullanmak isteyen firmalara büyük kolaylık sağlayacak. Kefalet sigortası ile idareler; ihale ve sözleşme kapsamında öngördükleri, yani teminat mektubu ve ihale şartnamesinde belirtilen risklere karşı kefalet sigortası yaptırabiliyor ve risklerin gerçekleşmesi durumunda sigorta şirketine tazminat talebinde bulunabiliyorlar. Sigorta şirketleri de, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra sigorta ettirene bildirimde bulunup gerekli önlemleri almasını isteyebileceği gibi, sigorta ettirenin yanıtı beklemeksizin, uğranılan zararın ödemesini de yapabiliyor. Sigorta şirketinin, ödeyeceği azami tazminat tutarı, taahhüt edilen yani poliçede belirtilen tazminat tutarını geçemiyor. Konuya dair açıklamalarda bulunan Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, bu değişiklikle birlikte hem bankalar üzerindeki kredi yükünün kalkacağını hem de sigorta sektörüne yeni bir büyüme alanı açılacağını ifade etti. Teminat mektuplarının en çok imalat, inşaat, enerji ve hizmet sektörlerindeki firmalar tarafından kullanıldığını ifade eden Nihat Kırmızı, “Kefalet sigortası, özellikle ABD ve Avrupa gibi gelişmiş sigorta pazarlarında banka teminat mektuplarından daha sık bir şekilde kullanıyor. Bizim de Türkiye’de bunu tabana yaymamız, buradaki üretimi artırarak reel sektör üzerindeki yükü azaltmamız gerekiyor” dedi. Kredi limiti etkilenmiyor Kefalet sigortasının çalışma şeklini de açıklayan Nihat Kırmızı şunları söyledi “Kefalet sigortasında sigorta şirketi sigortalı lehine, üçüncü kişi olan lehtara belirli bir teminat sağlıyor. Bu sigorta, bankalar tarafından verilen teminat mektubunun yerine geçiyor. Yani sigorta şirketi sigortalının kefili oluyor. Kamuda ise kefalet sigortasıyla sigortacı, ihaleyi alan şirketin görevini yerine getirememesi sonucunda doğabilecek maddi yükümlülüğü üstleniyor. Kefalet sigortasının bankalardan alınan teminat mektubu yanındaki avantajı ise, bu enstrüman alan kurumun kredi limitini işgal etmiyor.” Kefalet sigortası sistemine geçişte hem şirketlerin iyi bir mali analiz ve mali istihbarat yapıp alınacak teminatları ona göre belirlemesi hem de idareler bu yeni sisteme entegre olurken ihalede aksaklıklar yaşanmaması gerektiğini kaydeden Kırmızı, bu sebeple sistemin çok dikkatle kullanılması gerektiğini vurguladı. Altyapı çaşışmalarının sonuna geldik Yerli bir şirket olarak ekonomimize katkı sağlayacak bu yeni sigorta ürününün yaygınlaşması için gerekli çalışmaları bu hassasiyetle yaptıklarını söyleyen Kırmızı, “Gerekli altyapı ve teknik çalışmaları tamamladık. Reasürans ve mali istihbarat altyapısı çalışmalarının sonuna geldik. Şirketimize bu konuda talepler geliyor, biz de bu yıl içerisinde taleplere cevap verebilecek durumda olacağız “dedi. Kırmızı, sözlerini şu şekilde tamamladı “Kefalet sigortası, özellikle bankadaki kredi limitini başka alanlarda kullanmak isteyen firmalar için büyük kolaylık sağlayacak, aynı zamanda sektörümüzün büyümesine katkı sağlayacak yeni ve önemli bir ürün. Sektör olarak bu ürünün üzerine daha fazla düşmemiz gerekiyor. Doğa Sigorta olarak biz de bu ürünün yaygınlaşması için elimizden geleni yapmaya hazırız.”
teminat mektubu yerine kefalet sigortası