İsa’nın (a.s.) mucizeleri şunlardır: - Beşikte iken konuşması.100. - Kuş şekli verdiği çamura üfleyip onu canlandırması.101. - Doğuştan körü ve alacalıyı iyileştirmesi.102. -Ölüleri diriltmesi.103. - Evlerde yenilen ve biriktirilen şeyleri haber vermesi.104. - Kendisine ve havarilerine gökten sofra indirilmesi.105. Kur’an’ın bir suresinin adı da Muhammed’dir. Son peygamberdir. Evrenseldir, sadece kendi kabilesine değil bütün insanlığa gönderilmiştir. Kendisine son kutsal kitap olan Kur’an-ı Kerim indirilmiştir. Kuranda Adı Geçen Peygamberler Hakkında Sorularınızı ve Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz. Kur’anda İsmi Geçen 25 Peygamberler. Kur’anda İsmi Geçen 25 Peygamberler: İlk peygamber Hz.Âdem, son peygamber ise Hz.Muhammed’dir. Bu ikisi arasında bir çok peygamber gelip geçmiştir. Kur’an’da sadece 25 peygamberin adı geçmektedir: Kur’an’da Adı Geçen Peygamberler Her topluma bir peygamber gönderilmiştir. Peygamberlerin ilki Hz. Âdem, sonuncusu ise Hz. Muhammed’dir. Bu ikisi arasında birçok peygamber gönderilmiştir. Yüce Allah Kur’an’da: Her ümmetin(toplumun) bir peygamberi vardır.” buyurarak, her topluma bir peygamber gönderildiğini haber Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) dışında diğer peygamberler arasında da denizci, demir ustası, çoban, ziraatçı, hükümdar, hizmetkâr gibi pek çok farklı mesleğe mensup peygamber olduğunu görebiliyoruz. Hz. Âdem -AS- : Çiftçilik yapardı. Aynı zamanda ilk ziraat mühendisi olduğu söylenir. tGkG. HZ. SA'YA VE HZ. IRMIYA Insanlik tarihi, ayni zamanda peygamberler tarihidir. Çünkü Cenab-i Mevlâ her kavme bir hidayetçi gönderdigini buyuruyor. Bir rivayet, insanliga gönderilen peygamberlerin sayisini yüzyirmidörtbin olarak veriyor. Bunlarin sadece yirmibesinin ismi Kur'an'da zikredilir. Bu yazi dizimizde, ayetlerde ismi geçmeyen fakat kissalarina deginilen peygamberleri konu ediniyoruz. Peygamberler, Allahu Tealâ tarafindan, emir ve yasaklarini kullarina teblig etmek ve hidayet yolunu göstermek amaciyla gönderilen insanlardir. Onlar, Allahu Tealâ'nin seçilmis kullaridir. Bu, çalismakla veya çok ibadet etmekle elde edilecek bir derece degildir. “Andolsun ki, biz senden önce nice peygamberler gönderdik. Onlardan bir kismini sana anlattik, bir kismini da anlatmadik.” Mü'min, 78 “Her kavmin bir hidayet davetçisi vardir.” Ra'd, 7 “Her ümmetin bir peygamberi vardir” Yunus, 47 gibi birçok ayet göz önünde bulunduruldugunda, insanlik tarihi boyunca kullarin hidayeti için gönderilen peygamberlerin sayisinin çoklugu anlasilabilir. Yüzyirmidörtbin ilâhi elçi Sahabeden Ebu Zerr el-Gifari söyle anlatir Ben Hz. Rasulullah'a “Ey Allah'in Rasulü! Nebilerin ilki hangisidir?” diye sordum. “Adem'dir.” buyurdu. Ben tekrar “O Nebi miydi?” diye sordum, “Evet o, Allah ile bizatihi konusmus bir Nebi idi.” dedi. Ben “Ey Allah'in Rasulü, peygamberlerin sayisi kaçtir?” diye sordum; “Yüzyirmidörtbindir.” buyurdular. Suyutî ed-Dürrü'l-Mensur 1/125 Cenab-i Allah, hikmeti icabi Kur'an-i Kerim'inde Adem Peygamberimiz Hz. Muhammed kadar, isimleri ile birlikte peygamberligi kesin olarak bilinen yirmibes peygamberin ismini vermistir. Bu isimler söyledir Adem Idris Nuh Hûd Salih Ibrahim Ismail Ishak Lût Yakub Yusuf Eyyub Zülkifl Suayb Musa Harun Ilyas Elyesa Yunus Davud Süleyman Zekeriyya Yahya Isa ve Muhammed Bununla beraber, Kur'an-i Kerim'de kissalari anlatilan; ancak açikça peygamber oldugu zikredilmeyen Üzeyr, Lokman, Zü'l-Karneyn gibi salih kullarin isimleri de zikredilir. Yüce Allah, bu peygamberlerden bazilarini kendisine daha yakin tutarak, onlarin azim, gayret, sabir ve üstün fazilet sahibi olmalarindan bahsetmistir. Ahkâf, 35; Bakara, 235 Rivayette azim sahibi peygamberlerin, Nuh Ibrahim Musa Isa ve bütün peygamberlerin serdari Hz . Muhammed Efendimiz olarak belirtilmistir. Bir de Kur'an-i Kerim'de isminin zikredilmemesine ragmen kendilerinden bahsedilen ve baslarindan geçen olaylar anlatilan bir çok peygamber vardir. Ilâhi bir hikmet geregi ismi anilmayan bu peygamberler, ya bir baska peygamberin yol arkadasi olarak anlatilmis, ya da helâk olmak üzere olan bir toplulugun kurtaricisi olarak zikredilmistir. Hidayet ve dalâlet arasinda gidip gelen millet Israilogullari Insanlik tarihinde en çok peygamber gönderilen kavim olarak Israilogullari bilinir. Israilogullari , peygamberlere iman hususunda köklü bir gelenege sahip idiler. Zira, neslinden geldikleri Yakup ve ondan sonra gelen birçok peygambere basta mukaddes kitaplari Tevrat vasitasi ile inanmakta idiler. Fakat bu milletin peygamberlerine olan sadakat ve bagliliklari hiçbir zaman uzun sürmedi; kitaplarini tahrif ettiler ve sapkinliga düstüler. Sonra da baslarina bir musibetin gelecegini anladiklarinda hemen Allah'a yalvararak, kendilerine yol gösterecek, düsmanlarinin zulmünden kurtaracak bir peygamber istediler. Bunu her firsatta yaptilar. Israilogullari'na bu kadar çok peygamberin gönderilmesi, Allah'a ve peygamber inancina sahip bir toplulugun, dalâlet içinde sikistiklarinda dahi, bir peygamber göndermesini dilemelerinden olsa gerek! Zaten Hz. Yakub ve sonraki peygamberler halkasi, bu kavmin basindan ayrilmayacak, dalâlete saplandiklari zamanlarda onlara yol gösterecek hidayet rehberlerinin olmasi için Allah'a dua etmislerdir. Duasiyla kavmini kurtaran peygamber Hz. Sa'ya Musa ve Harun sonra Allahu Tealâ, Israilogullari'nin basina her hükümdar geçtiginde, beraberinde bir peygamber gönderirdi. Sa'ya da Sidkiya diye bilinen bir hükümdar zamaninda gönderilmisti. Kavmine, Hz. Isa ve Hz. Muhammed gelecegini haber vermisti. Israilogulari devlet islerinde hükümdarlari Sidkiya'nin, dinî hususlarda da Sa'ya emirlerine itaat ederlerdi. Fakat Sidkiya'nin hükümdarliginin son zamanlarina dogru sapitip hak ve batil çizgisini astiklarinda, Allah onlara Babil krali Senharib'i Sencarib gönderdi. Senharib bütün ordusuyla Beytülmakdis'i kusatti. Gördükleri karsisinda korkularindan ne yapacaklarini bilemeyen Israilogullari, Sa'ya kendilerini Senharib'in ordusundan kurtarmasi için Allah'a dua etmesi dileginde bulundular. Sa'ya Allah'a kavminin kurtulmasi için dua etti. Senharib'in ordusu veba hastaligina yakalanip kisa sürede kirildi. Krallari Sidkiya'nin ölümünden sonra Israilogullari'nin isleri bozuldu. Hükümdarlik için birbirlerini öldürmeye basladilar. Mukaddes kitaplari Tevrat'i unuttular. Bunun üzerine Allah, Sa'ya kavmine ikazlarda bulunmasini emretti. O da kavmini toplayarak ögütlerde bulundu. Allah'in verdigi nimetleri unuturlarsa baslarina tahmin bile edemeyecekleri musibetlerin gelecegini anlatti. Sa'ya konusmasini bitirince, azgin Israilogullari onu yakaladilar ve sehit ettiler. Sa'ya ve kendisinden sonra gelecek olan Irmiya kavimlerini helâk etmek için toplanan ordular hakkinda Yüce Allah Kur'an-i Kerim'de söyle buyurmu stur “Biz Kitap'ta Israilogullarina Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çikaracaksiniz ve azginlik derecesinde bir kibre kapilacaksiniz, diye bildirdik.” Isra, 4 Bakara Suresi'nin 256. ayetinde de Israilogullari'nin bitmek tükenmek bilmeyen dalâletten hidayete yolculugu için, onlara gönderilen peygamberlerden Irmiya kissasi anlatilmaktadir. Yüz yil sonra diriltilen peygamber Hz. Irmiya Irmiya Yakub soyundan gelen Harun b. Imran neslindendir. Hz. Musa Hz. Isa kadar olan zaman içerisinde gönderilen, Danyal ile ayni asirda görev yapmis peygamberlerden biridir. Bu dönem, Israilogullari'nin kendilerine gönderilen peygamberleri öldürmeye basladiklari, aralarinda sapikligin iyice yayginlastigi, haramlarin helal sayilmaya baslandigi bir dönem idi. Allah'in kendilerini, Senharib'in muhtesem ordularinin felaketinden kurtardigini unutarak dogru yoldan sapmislardi. Bunun üzerine Yüce Allah, Irmiya “Izzetime yemin ederim ki, ben onlara öyle bir fitne ve bela salacagim ki, o dilsizleri konusturacak, akil sahiplerinin akillarini alacak!” buyurdu. Hz. Irmiya bu ilâhi tehdidi isitince aglamaya ve bu musibetin kalkmasi için dua edip yalvarmaya basladi. Allah, peygamberinin duasini kabul buyurdu. Fakat aradan üç sene geçmesine ragmen Israilogullari eski tutumlarini hiç degistirmediler. Zulmün ve haksizligin hesabini her yerde gören Yüce Allah, Sam taraflarinda hakimiyet süren Buht-Nassar adli bir hükümdarin kalbine Beytülmakdis'te bulunan Israilogullari üzerine yürümesini ilham etti. Buht-Nassar, ufuklari kaplayan, adeta çekirge sürülerini andiran ordusuyla Beytülmakdis üzerine yürüdü. Kisa bir müddet içinde Beytülmakdis'e girdi. Israilogullari'ni kiliçtan geçirdi. Hatta askerlerine emir vererek Beytülmakdis'in üzerini kumlarla kapattirdi. Israilogullari baslarina gelecek felaketi kendileri hazirlamislardi. Beytülmakdis'in yikilip harap edilmesinden sora, Irmiya oradan ayrilip, kimsenin olmadigi yerlerde uzlet hayati yasamaya basladi . Allah ona uzun bir ömür verdi. Buht-Nassar ordusuyla beraber Kudüs'ten çekilip Babil'e geri döndügünde, Irmiya bir sepet incir ve biraz üzüm sirasiyla merkebine binerek tekrar Kudüs'e geldi. Oranin nasil harap edildigine bakti. O esnada Allah ona bir ölüm uykusu verdi. Bu zaman içerisinde kimse onu göremedi. Nihayet Cenab-i Allah, yüz yillik bir ölümden sonra kudretiyle onun gözlerini açti. Irmiya sehrin nasil imar edildigine bakti. Sonra cesedinin ve merkebinin kemiklerinin nasilda bir araya getirildigini izledi. Daha sonra ayaga kalkti, Yüce Allah'in kudretini apaçik görünce “Ben biliyorum ki, Allah her seye gücü yetendir.” dedi. Irmiya bu kissasi Bakara Suresi'nin 259. ayetinde söyle anlatilir “Görmedin mi o kimseyi ki, binalarin çatilari çökmüs, duvarlari birbiri üstüne yikilmis, kimsecikleri kalmamis bir beldeye ugrayarak kendi kendine - Allah burasini ölümünden sonra acaba nasil diriltecek? demisti. Allah'ta onu yüz yil ölü birakmis, sonra dirilterek kendisine - Ne kadar kaldin? diye sormustu. O da - Bir gün, yahut bir günden daha az, demisti. Allah ona - Hayir, yüz yil ölü kaldin! Iste, yiyecegine-içecegine bak, daha bozulmamis. Bir de merkebine bak. Seni insanlara ibret kilalim diye yüz sene ölü tuttuk, sonra tekrar dirilttik. Simdi sen kemiklere bak, onlari nasil birlestirip yerli yerine koyuyor, sonra ona et giydiriyoruz, dedi. Durum kendisine malum olunca - Simdi iyice biliyorum ki, Allah her seye kadirdir, dedi.” Yûsâ b. Nûn ve Kâlib b. Yufennâ Kendilerine en çok peygamber gönderilen kavimlerden biri, belki birincisi Israilogullari'dir . Fakat onlar kadar peygamberlerini sikintiya sokan, ilk ilâhi imtihanda yüz çeviren kavim de pek görülmemistir. Bu yazimizda Israilogullari'na gönderilen ve Kur'an -i Kerim'de ismi anilmayan üç mübarek peygamberi ve onlarin ibretli kissasini dikkatinize sunuyoruz. Firavun; asil adi Kâbus b. Mus'ab. Musa ve Harun zamaninda yasamis, kendini rab ilan eden, ihtisamli ordulariyla kibirlenen, uykularinda bile insanlara kâbus olan zalim Misir hükümdari... Hz. Musa kendisiyle ayni yil dogan bütün erkek çocuklarin öldürülmesine ragmen, Allah'in bir mucizesi ile Firavun'un sarayinda, annesinin kucaginda büyümüstü. Büyüyüp olgunlastigi zaman Allah onu peygamberlikle görevlendirmisti. Zamanla insanlar ona inanmaya, onun anlattigi üzere Allah'a iman etmeye baslamislardi. Firavun ise kendisinden baskasini ilâh edinenleri kizgin bakir dösenmis firinlarda yakmakla tehdit ediyor, israr edenlere de hiç acimadan söyledigini yapiyordu. Firavun artik, kâhinlerin de bildirdigi gibi, saltanatini yikip yok edecek kisinin Musa oldugunu anlamisti. Onu ve müminleri öldürmek için Kizildeniz'e kadar peslerinden gitti. Fakat daha önce sahit oldugu mucizelere inanmadigi gibi, Kizildeniz'in iki yana açilarak Hz . Musa ve ona tabi olanlara yol vermesi mucizesine de inanmamis, kendisi de geçmek isterken askerleriyle birlikte bogulmustu. Firavun'un zulmünden uzaklasmak isteyen Musa ve ashabi için artik zorbalarin sehri Eriha'ya Kudüs'e varmak için bir engel kalmamisti. Musa yanindaki bazi kimseler Firavun'un öldügüne bir türlü inanamiyorlar, cesedini görmeden yolculuga devam etmek istemediklerini söylüyorlardi. Bunun üzerine Musa Cenab-i Mevlâ'ya niyazda bulunmus, O da Firavun'un is isten geçtikten sonra kapandigi secde halindeki cesedini onlara göstermisti. Musa Firavun'un ölümünden sonra, ashabinin en salihlerinden olan Yûsa b. Nûn'u ve Kâlib b. Yufennâ'yi Misir sehirlerinin kontrolü ve denetimi için geri gönderdi. Bu iki salih insan, Misir'da asayis saglandiktan sonra tekrar Musa katildilar. Zorbalarin sehrine yapilan yolculuk uzun, yorucu ve imtihanlarla dolu bir seferdi. Yolculuk sirasinda Musa kavmi oradan gelen korkutucu haberleri isitmisler ve Hz. Musa'ya - Ey Musa! Orada zorba bir kavim var. Onlar oradan çikmadikça biz kesinlikle sehre girmeyiz, demislerdi. “Bu arada Musa'nin ashabi içinde bulunan ve Allah'tan korkanlardan ve kendilerine nimet bahsedilen iki zat Yûsâ ve Kâlib - Onlarin üzerine kapidan girin, oraya girdiniz mi artik siz zaferi kazanmisiniz demektir. Eger müminler iseniz ancak Allah'a güvenin, dediler.” Mâide, 22-23 Fakat durum degismedi. Cenab-i Allah da peygamberi ile yolculuga devam etmek istemeyen bu insanlara kirk yil Tih çölünde kalma cezasi verdi. Musa ve kendisiyle beraber yolculuga devam etmek isteyen bazi arkadaslari da Tih çölünde uzun süre kaldi. Bu süre içerisinde dört büyük ilâhi kitaptan biri olan Tevrat tamamlandi. Tih çölünden ayrildiklarinda, Musa bir grup askerle birlikte Yûsâ'yi ve Kâlib b. Yufennâ'yi öncü kuvvet olarak gönderdi. Nihayet zorbalarin sehrine geldiler. Durumu gören Eriha halki, içlerinden duasi çok kabul olunan Bel'am'a gittiler. - Musa ve beraberinde gelen Israilogullari bizi öldürmeye geldiler. Ne olur, onlarin aleyhlerinde beddua et, diye israrla rica bulundular. Bel'am, Allah'in en büyük ismi olarak bilinen Ism-i Azam'i biliyor, bu isim hürmetine yaptigi her dua kabul olunuyordu. Bel'am dedi ki - Yanlarinda melekler bulunan bir peygambere ve ona inanan müminlere nasil beddua edebilirim? Fakat, israrla bunu isteyenlerin çabalari sonunda netice verdi. Karisina onu kandirmasi için birçok hediyeler verdiler. O da bir yolunu bulup, Bel'am'i beddua etmesi gerektigine inandirdi. Bel'am bu bedduayi yapabilmek için Israilogullari'ni görebilecegi yüksek bir tepeye çikti. Onlara dogru yöneldi. Her yaptigi beddua kendi aleyhine dönüyor, bunu kendi agziyla söylüyor; fakat bir türlü düzeltemiyordu. Nihayet o beddua eden dili uzadikça uzamis, agzina sigmaz olmus, köpek gibi solumaya baslamisti. Artik Ism-i Azam duasini da edemiyordu, çünkü kendisine unutturulmustu. Bel'am'dan sonra bu duayi bilen kimselerin çok az oldugu söylenir. Bel'am'in bu durumu ayet-i kerimede söyle anlatilir “...Onun durumu, tipki köpegin durumuna benzer Üstüne varsan da dilini çikarip solur, biraksan da dilini çikarip solur. Iste ayetlerimizi yalanlayanlarin durumu budur. Bu kissayi anlat, belki düsünürler.” A'raf, 176 Bundan sonra Hz. Musa Yûsâ'yi Israilogullari ile birlikte Eriha'ya, zorbalara, Allah'a iman etmeleri için gönderdi. Eriha halki bunu kabul etmeyince Yûsâ burayi fethetti. Hz. Musa burada bir müddet daha yasadiktan sonra vefat etti. Kendisinden sonra Yûsâ peygamber oldu. Yûsâ Musa vefatindan sonra yirmi yedi yil peygamberlik yapti. Vefat edecegi sirada Israilogullari'nin idaresini Kâlib b. Yufennâ'ya havale etti ve yüz yirmi alti yasinda iken ahirete irtihal eyledi. Kâlib b. Yufennâ'ya da Allah'tan vahiy geldi, peygamberlikle vazifelendirildi. Yûsâ vasiyet ettigi üzere Israilogullari'nin hidayetten ayrilmamalari için çok mücadeleler verdi. Çetin bir dünya hayatinin sonunda, bir müddet sonra o da rahmet-i Rahman'a kavustu. Hz. Musa Hz. Hizir ile görüsmeye giderken yanina aldigi kisi Yûsâ Israilogullari'ni idare etmek için yerine vekil biraktigi kisi de Kâlib b. Yufennâ idi. Onlara ve gönderilen bütün peygamberlere salât ve selam olsun... Ismûil Semuyel b. Bâlî Yûsâ vefatindan sonra Israilogullari hükümdarlar tarafindan yönetilmislerdir. Peygamberlerine olan ihtiyaçlari ise, sadece dinî mevzularda çikar bir yol bulabilmek veya bir musibete ugradiklarinda Allah'a yalvarmasini istemek seklinde oluyordu. Yû sâ vefatinin üzerinden dört yüz yil geçmisti. Amâlikler'in hükümdari Câlût, Israilogullari'na saldirmis; mukaddes kitaplari Tevrat'i ve Musa ile Harun ailelerinden kalan, içinde bir takim kutsal emanetlerin bulundugu, “Tâbut” ismini verdikleri sandigi ellerinden almisti. Israilogullari her zaman oldugu gibi, baslarina gelen bu felaketin def'i ve mukaddes emanetleri geri alabilmek için Yüce Allah'a yalvarmaya basladilar. Bir peygamber göndermesini istediler. Cenab-i Allah da onlara Ismûil Semuyel gönderdi. Yönettigi Amâlika halkiyla birlikte Câlût'un Israilogullari'na peyderpey uyguladigi katliam o safhaya ulasmisti ki, neredeyse topyekûn yok olacaklardi. Sonunda Israilogullari “Peygamberlerine Ismûil'e varip - Bize bir hükümdar tayin et, biz de onunla beraber Allah yolunda savasalim, dediler. Ismuil onlara - Ya size savas emredilince savasmazsaniz?! dedi. Onlar - Biz, yurtlarimizdan çikarilmis, ogullarimizdan uzaklastirilmis iken, Allah yolunda ne diye savasmayalim? dediler.” Bakara, 246 Bunun üzerine Hz. Ismûil Allahu Tealâ'ya dua etti. Allah da onlara, siradan biri gibi gözüken Tâlût isminde birini görevlendirdi. Ismûil yeni komutanlari Tâlût'u Israilogullari'na tanittigi zaman onlardan bazilari - Biz hükümdarliga daha layik oldugumuz halde, kendisine servet ve zenginlik de verilmemisken o bize nasil hükümdar olur? dediler. Bunlari duyan Ismûil kizdi ve - “Allah basiniza onu seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah mülkünü diledigine verir. O her seyi kusatan ve her seyi bilendir, dedi.” Bakara 247 Israilogullari içerlemis bir halde, istemeye istemeye yeni komutanlari ile birlikte Câlût ile savasmak üzere yola çiktilar. Yolda susadilar, Ismûil bir irmak akitmasini istediler. O da dua etti ve tatli suyu olan bir irmak akti Filistin Irmagi. Tâlût askerlerine dönerek - Allah sizi irmakla imtihan edecek. Kim ondan içerse benden degildir. Kim onu içmezse artik bendendir. Sadece bir avuç içenler müstesna, o kadarina müsaade vardir, dedi. Fakat askerlerden pek azi Tâlût'un sözünü dinlediler. Irmagin kiyisina geldiklerinde bir kismi hariç, hepsi kana kana içti. Nihayet Tâlût ve yanindakiler nehrin öte karsisina geçtiklerinde, geride kalanlar bu sefer - Bizim Câlût'a karsi koyacak gücümüz yok, deyip geri döndüler. Sözlerinde sadik olanlar ise - “Nice az bir topluluk var ki, Allah'in izniyle sayica çok topluluklari yenmistir. Allah sabredenlerle beraberdir.” dediler. Bakara, 249 Tâlût ve askerleri, Câlût'u ve dehsetli ordusunu gördüklerinde - Ey Rabbimiz! Üzerimize sabir indir. Bize cesaret ver ki tutunalim. Kâfir topluluga karsi bize yardim et, diye dua ettiler. Tâlût'un ordusunda, yasi henüz küçük olan, fakat ileride peygamber olacagi daha o zamanlar fark edilen Davud da bulunuyordu. Sapanina koydugu küçük bir tasi, o iri cüsseli Câlût'un alninin ortasina öyle bir atmisti ki, neredeyse Câlût'un kafasi parçalanmisti. Câlût böylece ölüp gidince, ordusu da dagilip perisan oldu. Bundan sonra Ismûil bir müddet daha yasadi. Ondan sonra Hz . Davud peygamberlikle vazifelendirildi. Ona ve gönderilen bütün peygamberlere salât ve selam olsun... Hz. Salih, kuranda geçen ve insanlara yol göstermek için görevlendirilen bir peygamberdir. Hz Salih hangi kavme gönderildi, nerede yaşadı, kavmi neden helak oldu, mucizeleri nelerdir? Bu yazımızda, Hz. Salih peygamber hakkında merak edilenler ve sıkça sorulan soruları insanların iyilikleri ve adaleti sağlaması için, belirli toplumlara gönderilmişlerdir. Bu anlamda peygamberler, daha çok toplum düzeninin bozulduğu, haksızlıkların ve cehaletin baş gösterdiği toplumlara gönderilmişlerdir. Peygamberler, insanların arasından seçilmiş ve insan özelliklerini taşımaktadırlar. Buna göre, kendi özel hayatları, çevresi, sevdiği kişiler, eşleri çocukları gibi yapıları bulunmaktadır. Peygamberlerin en büyük amacı, insanları tanrının birliğine ve gerçekliğine inandırmaktır. İnsanların farklı inanış ve kötü yollara gidişini önleyip, onları tanrının buyruklarına itaat etmeye çağırmaktır. Örneğin, İslam dinin yaymak ve farklı toplumlarda kabul görmesini sağlamak için, cihat edilmektedir. Cihat, Arapça kökenli bir kelime olmakla birlikte, mücadele anlamına gelmektedir. Fakat bu mücadele, din için verilen mücadeleleri kapsar. Peygamberler, gönderildiği kavimlerine uyarılar yapmakta, tanrının buyrukları ile birlikte onları doğru yolda ilerlemesi noktasında uyarır. Hz. Salih peygamber ise kavmine şu şekilde uyarı yapmıştır; “siz burada bahçelerde, çeşme başlarında, ekinler ve yumuşak tomurcuklu güzel hurmalıklar arasında, dağlardan ustalıkla evler yontarak, güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz? Allah’tan korkun ve bana itaat edin”.Hz. Salih Hangi Kavme Peygamber Olarak Gönderilmiştir?Her peygamber, farklı kavimlere gönderilerek, o toplumun düzenini ve adaletini sağlamak için görevlendirilmiştir. Kavimlere gönderilen peygamberlerin bir başka ve en önemli görevi ise, gönderildiği kavme, tanrının buruklarını ve insanların ne yapması gerektiği ile ilgili bilgileri yaymasıdır. Bu anlamda, Hz. Salih peygamberin hangi kavme gönderildiği sıkça sorulan ve araştırılan bir konudur. Bu anlamda, Hz. Salih peygamber Kuran’ı Kerimde, Semud kavmine gönderildiği yer Salih’in Mucizesi Nedir?Kavimlere gönderilen peygamberlerin, yaşanılan olaylar neticesinde, insanları inandırmak ve tanrının gücünü göstermek için, mucizeler gerçekleştirdiği bilinmektedir. Bu anlamda, her peygamberin, kendine has bir mucizesi ve mucizeleri bulunmaktadır. Mucizeler, tanrı tarafından peygamberlere bahşedilmektedir. Hz. Salih peygamberin, mucizesinin ne olduğu ise, sıkça araştırılmakta ve sorulmaktadır. Bu anlamda, Hz. Salih’in mucizesi şu şekildedir; kavmi Hz. Salih peygamberden, ona inanmaları için bir mucize istedi ve bu mucize, doğurmakta olan deve ve doğan devenin de annesi ile aynı renk olmasını ismelerdir. Ve mucize böylelikle gerçekleşmiş Salih'in Annesi Kimdir?Peygamberlerin aile üyeleri, sıkça sorulmakta ve merak edilmektedir. Bu anlamda, Hz. Salih’in annesi ve babasının kim olduğu konusunda kesin bir kanıt bulunamamaktadır. Hz. Salih Kaç Yaşında Vefat Etmiştir?Peygamberler de tıpkı insanlar gibi, doğar büyür ve vefat ederler. Hz. Salih peygamberin de kaç yaşında vefat ettiği merak edilmektedir. Bu anlamda, Hz. Salih’in kaç yaşında vefat ettiğine dair bir bilgiye Salih Kavmi Nerede Yaşamıştır?Peygamber kavimlerinin nerede yaşadığı, sıkça araştırılmaktadır. Hz. Salih peygamberin kavmi ise, Hicaz ve Suriye arasında, Vadil Kura adı verilen bölgede Salih'in Kavmi Niçin Helak Olmuştur?Peygambere karşı alay, kibir, kötü sözler, azgın bir şekilde yaşayıştan ötürü, Hz. Salih’in kavmi helak olmuştur. "Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir." Al-i İmran Suresi, 1 "Buna rağmen daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik." Zuhruf Suresi, 6 Ey Muhammed! And olsun, senden önce de birçok peygamber gönderdik. Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık." Mümin suresi 78 “Her kavmin bir hidayet davetçisi vardır.” Ra’d, 7“Her ümmetin bir peygamberi vardır” Yunus, 47 Onlara o şehir sahihlerini misâl getir. Hani oraya elçiler gelmişti. Biz o zaman kendilerine iki elçi göndermiştik de onları tekzîb etmişlerdi. Biz de bir üçüncü ile bunları kuvvetlendirmiştik ve 'Biz size gönderilmiş elçileriz demişlerdi.Yasin13,14,15,16,17 Kuranda ismi geçen 25 peygamber vardır. Peygamberİlk AtaToplulukBölgeDönem آدم Yok إدريس نوح Kavmi هود ÂDAhkaf Yemen,Umman 3000 صالح 2500 إبراهيم KavmiBabil,Irak, 2000 لوط KavmiSodom Ürdün 2000 إسماعيل 1900 إسحاق 1890 شعيب ve EYKEAkabe Körfezi,Yemen, 1850 يعقوب Filistin 1830 يوسف 1750 أيوب KavmiÜrdün-Suriye 1770? موسى 1550 هارون Tih 1550 داود Filistin, 1000 سليمان 900 إلياس KavmiBaalbek, 900 اليسع 850 يونس KavmiNinova,Musul, 800 ذو الكفل 550? زكريا 50 يحيى 20 عيسى 20 محمدİsmail 610 Kur'an da ismi geçip de peygamber olup olmadıkları kesin olmayanlar 1. Hz. Zülkarneyn 2. Hz. Uzeyr 3. Hz. Lokman Kuranda ismi geçen peygamberlerin isimleri kaç defa geçmektedir? Âdem 25 İdris 2 Nuh 43 Hud 10 Salih 8 İbrahim 69 Lût 27 İsmail 12 İshak 15 Yakup 16 Yusuf 27 Eyyub 4 Şuayb 11 Musa 136 Harun 20 Davud 16 Süleyman 17 Zülkifl 2 Yunus 4 İlyas 3 Elyesa 2 Zekeriyâ 7 Yahya 5 İsa 25 Muhammed 4 Zülkarneyn 3 Hızır ismi yok Lokman 2 Uzeyr 1 Kaç peygamber var? Sahabeden Ebu Zerr el-Gıfari şöyle anlatır Ben Hz. Rasulullah’a “Ey Allah’ın Rasulü! Nebilerin ilki hangisidir?” diye sordum. “Adem’dir.” buyurdu. Ben tekrar “O Nebi miydi?” diye sordum, “Evet o, Allah ile bizatihi konuşmuş bir Nebi idi.” dedi. Ben “Ey Allah’ın Rasulü, peygamberlerin sayısı kaçtır?” diye sordum; “Yüzyirmidörtbindir.” buyurdular. Suyutî ed-Dürrü’l-Mensur 1/125 Kuranda ismi geçmeyip , peygamber olduğu hadis veya rivayetlerle bildirilenler İSMİ KAYNAĞI Şit İslami Ebu Zer Gıffari'den nakledilen hadisTaberî-Tarih c. 1 ,s. 161, Ebû Nuaym-Hilyetülevliya c. 1 ,s. 167, Zemahşerî-Keşşaf Mes'ûdî-Murucuzzeheb Taberî-Tarih İbn Esîr-Kâmil vb. Yahudi ? Danyal -Daniel İslami rivayet edilen olay Taberi tarihi - Sâlebî Arais Yahudi Tanah Kalib Caleb bin YufnaYufenna İslami Kehf60'da bahsedilen kişi olduğu iddia edilir Sâlebî Arais Yahudi Tanah Hezekiel Hızkıl İslamiBakara243'de bahsedilen olayı yaşadığı iddia edilir Taberi tarihi - Sâlebî Arais - vb. Yahudi Tanah İşmoil Şem’un, Şemuyel, İşmuyel,Samuel İslamiBakara 246247248'de bahsedilen peygamber olduğu iddia edilir Taberi tarihi - Sâlebî Arais - vb. Yahudi Tanah Şeya İşeya , Yeşeya İslamiŞia kaynaklarında "İmam Rıza’nın Tüm Din Temsilcilerini Mağlup Ettiği Münazarası" şeklinde geçen rivayette ismi 15/174, 2. Bö-lüm; Tabakat'ul Kubra, 1/360; A'nisu'l A'lam, 48-186 Yahudi Tanah Haykuk İslamiŞia kaynaklarında "İmam Rıza’nın Tüm Din Temsilcilerini Mağlup Ettiği Münazarası" şeklinde geçen rivayette ismi 15/174, 2. Bö-lüm; Tabakat'ul Kubra, 1/360; A'nisu'l A'lam, 48-186 Yahudi ? İrmiya Yeremya İslamiBakara259'da bahsedilen olayı yaşadığı iddia edilir aynı ayet Uzeyr içinde delil sayılmaktadır, çelişkili Taberi tarihi - Sâlebî Arais - vb. Yahudi Tanah Cercis cerciz, circis İslamiRivayet, kaynak zayıf Taberi tarihi St Goorge'un İslam'a uydurulmasına benziyor Yahudi ? Hırıstıyan St Goorge'un hayatı Şemun şemsun İslami"el-Vâhidî, Kitabu’l-Megazî, s. 486" eserde rivayet edilen zayıf hadis Yahudi ? Hırıstıyan ? HÂLİD b. SİNAN İslami Hâkim, II, 598-599.İbn Kesir, el-Bidâye, II, 212 kitaplarındaki zayıf hadis Yahudi ? Kuranda adı geçen peygamberler ve gönderildikleri kavimler Hz adem Kur’an’da adı yirmibeş kez geçmektedir. İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir. Allah onun cesedini topraktan yaratmıştır. Daha sonra eş olsun diye Havva’yı yaratmıştır. Kendisine kitap olarak 10 sayfa verilmiştir. Hz. İdris Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Astronomi ve matematikle ilk uğraşan, ilk kez iğne ile dikiş diken ve elbise yaparak giyen, ölçü ve tartı aletlerini ilk kez kullanan, ilkyazı yazanın olduğu rivayet edilir. Kendisine 30 sayfalık kitap indirilmiştir. Hz. Nuh Kur’an’da adı kırküç kez geçmektedir. Kur’an’ın 71. suresi onun adını taşımaktadır. Kavminden kendisini çok az kişi iman etmiştir. Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır. Nuh tufanından sonra yeni bir nesil yaratılmıştır. Hz. Hud Kur’an’da adı on kez geçmektedir. Kur’an’ın 11. suresi onun adını taşımaktadır. Yaşadıkları yer olan İrem şehrinde, yüksek binalar inşa etme yarışına girmiş ad kavmine gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır. Hz. Salih Kur’an’da adı sekiz kez geçmektedir. Dağları ve yüksek kayaları oyarak inşa ettikleri görkemli evlerle ünlü Semud kavmine gönderilmiştir. Semudlular kendilerine denemek için gönderilen Salih’in devesini öldürdüler. Ticaretle uğraşmıştır. Hz. İbrahim Kur’an’da adı atmışdokuz kez geçmektedir. Kur’an’ın 14. sure onun adını taşımaktadır. Oğlu Hz. İsmail ile birlikte Kabe’yi inşa etmiştir. Çok misafirperver biriydi. Kurban kesmeyi bize o öğretmiştir. Kendisine 10 sayfalık kitap verilmiştir. Babil hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atılmış, ateş kendisini yakmamıştır. Allah’ın dostu olarak anılır. Hz. Lût Kur’an’da adı yirmiyedi kez geçmektedir. Hz. İbrahim’e iman eden ilk kişidir, onunla birlikte hicret edenlerdendir. Hz. İsmail Kur’an’da adı oniki kez geçmektedir. Çobanlık yapmıştır. Babası Hz. İbrahim ile birlikte Kabe’yi inşa etmiştir. Hacla ilgili pek çok merasim ve kurban kesme konularında Hz. İbrahim ile birlikte Müslümanlara örnek olmuştur. Hz. Muhammed onun soyundan gelmektedir. Hz. İshak Kur’an’da adı onbeş kez geçmektedir. Hz. İbrahim’in oğludur. İsrailoğullarına gönderilen, Kur’an’da adı geçen bütün peygamberlerin atasıdır. Hz. Yakup Kur’an’da adı onaltı kez geçmektedir. Hz. İbrahim’in torunudur. Evlat acısı ile evlat ihaneti ile imtihan edilmiştir. Oğlu Hz. Yusuf’un acısı dolayısıyla gözleri kapanmış, sonra ona kavuşmasıyla yeniden açılmıştır. Mısır’a gitmeden önce Filistin civarında peygamberlik yapmıştır. Hz. Yusuf Kur’an’da adı yirmiyedi kez geçmektedir. Kur’an’ın 12. suresi onun adını taşımaktadır. Yakub’un 12 oğlundan en çok sevdiği oğludur. Kardeşleri kendisini kıskanmışlar, kuyuya atmışlardır. Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir. Bu bilgi ve yeteneği sayesinde Mısır’a yönetici olmuştur. Kur’an’da toplu olarak bir sürede, baştan sona anlatılan tek kıssa onunkidir. Bu kıssa Kur’an’da “kıssaların güzeli” olarak nitelenmiştir. Hz. Şuayb Kur’an’da onbir kez geçmektedir. Hitabet yeteneğinden ötürü “Peygamberlerin Hatibi” olarak anılmıştır. Ölçü ve tartıda hile yapan Meyden ve Eyke halkına gönderilmiştir. Kızlarından biriyle Hz. Musa evlenmiştir. Hz. Musa Kur’an’da adı yüzotuzaltı kez geçmektedir. Kur’an’da kendisinden ve mücadelesinden en çok bahsedilen peygamberdir. Hz. Şuayb’ın damadıdır. İsrailoğulların’a peygamber olarak gönderilmiştir. İsrailoğulları onun önderliğinde Mısır’dan çıkmışlardır. Kendisine Tevrat verilmiştir. Hz. Harun Kur’an’da adı yirmi kez geçmektedir. Hz. Musa’nın kardeşidir. Onun yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Hz. Musa Medyen’den Mısır’a dönünce Harun’a Allah’ın buyruklarını iletmiş, o da bunları kabul ederek Musa’ya yardımcı olmuştur. Güzel konuşması ve hitabet yeteneği, en güçlü özelliğidir. Hz. Davud Kur’an’da adı onaltı kez geçmektedir. Sesi o kadar güzeldi ki sesine dağlar ve kuşlar eşlik ederdi. Önceleri Talût’un ordusunda bir asker olarak savaşmış, daha sonra Allah’ın kendisine verdiği peygamberlik ve hükümdarlıkla birlikte İsrailoğullarına kral olmuştur. Demirciydi. Kendisine Zebur verilmiştir. Hz. Süleyman Kur’an’da adı onyedi kez geçmektedir. Babası Hz. Davud’dur . Babasının ölümünden sonra onu yerine hükümdar olmuştur. Bütün canlılarla konuşabilme yeteneğine sahipti. Emrinde bütün canlıları çalıştırabilirdi. Hz. Eyyub Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Çok ağır bir hastalık geçirmiş, sabrıyla sembol olmuştur. Hz. Zülkifl Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Hz. Eyyub’un oğludur. Sabreden, Allah’ın rahmetine ulaşan ve Salihlerden olduğu bildirilen peygamberlerdendir. Hz. Yunus Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Kur’an’ın 10. suresi onun adını taşımaktadır. Asur devletinin başkenti olan Ninova halkına peygamber olarak görevlendirilmiştir. Hz. İlyas Kur’an’da adı üç kez geçmektedir. İsrailoğullarından Ba’l adlı bir puta tapan topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Hz. Elyesa Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Hz. İlyas’a yardımcı olarak gönderilmiştir Hz. Zekeriyya Kur’an’da adı yedi kez geçmektedir. Hazreti Süleyman soyundandır. Kudüs’te Hz. Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır. İsrailoğulları tarafından şehit edilmiştir. Hz. Yahya Kur’an’da adı beş kez geçmektedir. Hz. Zekeriyya’nın oğludur. Adı daha önce hiç kullanılmamış bir isimdir ve Allah tarafından konulmuştur. Hazreti İsa’nın müjdecisidir. Hz. İsa Kur’an’da adı yirmibeş kez geçmektedir. Babasız olarak doğmuştur. Daha beşikteyken konuşmuştur. Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir. Onun doğduğu sene miladi takvimin başlangıcı kabul edilir. Kendisine İncil verilmiştir. Hz. Muhammed Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Kur’an’ın 47. suresi onun adını taşımaktadır. Son peygamberdir. Bütün insanlığa gönderilmiştir. Kendisine Kur’ankerim verilmiştir.

kuranda adı geçen peygamberler ve mucizeleri