4jyQtES. Yeni doğan bebeklerde en dikkat edilmesi gereken konulardan biri beslenme sıklığıdır. Yeni doğan bebeklerde annelerin yaptığı hatalar yeni doğan bebeğin beslenme düzenini bozmakta ve sağlık sorunlarına yol açmaktadır. İşte yeni doğan bebeklerde beslenme sıklığı… Yeni doğan bebeğin ilk aylarında en az 2 saatte bir emzirilmesi doktorlarca önerilmektedir. Bebeğiniz uzun saatler uyuyan bir yeni doğan olsa da uyku halindeyken bile emzirilmesi gerekmektedir. İlerleyen aylarda ise emzirme sıklığı bebek her istediğinde emzirilmesi şeklinde olmalıdır. Biberonla beslenen yeni doğanlarda da aynı durum geçerlidir. Aynı zamanda psikologlar anne ve bebeğin daha kuvvetli bir bağ kurabilmesi için annenin yeni doğan bebek aç olmasa dahi istiyorsa emzirmenin gerekli olduğunu söylemektedir. GAZSIZ BEBEK MUTLU BEBEK Yeni doğan bebekte gaz zaman zaman oldukça büyük bir problem haline gelebilir. Bu nedenle bebek ağladığında ilk olarak ihtiyaçlarının ne olduğuna bakmak gerekir. Eğer yeni doğan bebek tok ve uykusuz değilse muhtemelen gaz sancısı çekiyordur. Gaz oluşumunu engellemek için bebeğin soğuk almamasına dikkat edilmeli, biberon ya da meme açısının hava yutulmayacak şekilde olması gerekir. Bebeğin gazını çıkarmak için ise birkaç yol bulunmaktadır. Karnı omuza gelecek şekilde kucağa alınan bebeğin sırtının aşağısına, sert olmayacak şekilde pat pat hareketlerle vurulması yahut sırt üstü yatırılan bebeğin karnına dairesel hareketlerle masaj yapılması yeni doğan bebeği rahatlatan gaz çıkarma yöntemlerindendir. Bebeklerde doğumdan sonra, henüz dünyaya alışma sürecindeki ilk 3 ayda kusma, sarılık veya pamukçuk gibi sorunlar görülebiliyor. İşte bu sorunlarla ilgili bilmeniz ve dikkat etmeniz gerekenler… Giriş Tarihi 1215 Son Güncelleme 1501 Kucağınıza aldığınız ilk günlerde bebeğinizle dünyayı yeniden keşfe çıkmışken, onun bazı sorunlarıyla da baş etmek gerekebilir. Yeni doğan bebekler kusabilirler, gaz çıkarmakta zorlanabilirler ve ağlayabilirler! Bu gibi durumlarda bebekte bir huzursuzluk söz konusu olabilir. Sıkça rastlanan bu tip sorunlar genellikle basit tedavi yöntemleriyle düzelebilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan; yenidoğanlarda görülebilen sorunları anlattı ve çözüm yollarıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Uzmanımızın önerileri bebeğinizde karşılaşabileceğiniz sorunların üstesinden gelmenizde size yardımcı olacak. Pamukçuk Pamukçuk; sıklıkla yeni doğan bebeklerde, nadir olarak da süt çocuklarında görülen ağız içinde beyazlıkla kendini gösteren bir mantar enfeksiyonudur. Etkeni candida isimli bir mantardır. Yanakların iç kısmında, dil ve damaklarda noktacık halinde, beyaz renkli, kabarık şekilde görülür. Nadiren pamukçuğun bağırsaklarda çoğaldığı ve anüs çevresine yerleştiği vakalar da vardır. Pamukçuk hastalığı ağızda ağrı yaptığından, bebeğin yemek yemesini ve meme emmesini oldukça zorlaştırır. Beslenmesi ve emmesi güçleşir. Bebeğin hastalık sırasında besinsiz kalmaması için bu dönemde normalden daha az miktarlarda, daha sık beslenmesi ve emzirilmesi gerekir. Çözüm Tedavisi kimi zaman zor ve inatçı olabilir. Bebeğin ağız içindeki yaralarını temizlemek için karbonatlı su hazırlanabilir. Kaynatılıp ılıtılmış 1 kahve fincanı suya bir çay kaşığı karbonat karıştırılır. Temiz bir mendil parmağa dolanır ve sıvıya batırılarak bebeğin ağzındaki lekeli bölümler silinir. Bebekler genellikle bu hastalığı kendi kendilerine yener; ancak mantar geniş bir alana yayıldıysa doktor kontrolünde, mantarı yok eden ilaçların yardımıyla tedaviye geçilmelidir. Sarılık Sarılık bilirubin adı verilen, cilde sarı rengi veren bir maddenin kandaki seviyesinin yükselmesi ve deride birikmesi sonucu oluşur. Yeni doğan bebeklerin kırmızı küre hücreleri alyuvarlar daha fazla olduğu için onların parçalanması neticesinde bilirubin maddesi ortaya çıkar. Doğumdan önce bebeğin bilirubinini annenin karaciğeri temizler, doğumdan sonra ise bebeğin karaciğerinin bilirubini temizleyebilecek kapasiteye erişmesi birkaç gün alır. Bu arada karaciğer tarafından yeterince atılamayan bilirubin artarak sarılığa neden olur. Yeni doğan bebeklerde sarılığın erken tespiti ve takibi oldukça önemlidir. Çünkü sarılık çoğunlukla kendiliğinden geçse de, bazı durumlarda bilirubin yüksek seviyelere ulaşıp beyin hasarına neden olabilir. Bu yüzden sarılığı olan yenidoğanların özellikle ilk bir hafta içindeki doktor takipleri son derece önemlidir. On günden sonra kan beyin bariyeri kapanarak bilirubin'in kandan beyne geçmesinin engellendiği kabul edilir. Fizyolojik sarılık genellikle hayatın ikinci günü başlar, üç ve dördüncü günlerde en yüksek seviyesine ulaşır, daha sonra giderek azalır. Yenidoğanda sarılık oluşturabilecek başka nedenler de vardır. Bunlardan en sık görülen ikisi kan grubu uyuşmazlığına bağlı oluşan sarılıktır. Çözüm Eğer bilirubin seviyesi yüksekse bebek, fototerapi denilen florasan ışığı altında ışık tedavisine tabi tutulur. Bunun için özel lambalar kullanılır. Bu ışık bilirubini idrarda eriyebilecek bir şekle sokarak vücuttan atılmasını sağlar. Fototerapi bebeğe herhangi bir zarar vermez. Bebeğin gözleri ışıktan zarar görmemesi için kapatılır. Bazen yan etki olarak ciltte kırmızı döküntüler, bronzlaşma veya sık ve sulu dışkılamaya neden olabilir. Aralıklarla bebeğin kanı alınarak bilirubin düzeyinin güvenli sınıra düşüp düşmediği kontrol edilir. Işık tedavisi sonlandırıldıktan bir-iki gün sonra bilirubin seviyesi genellikle tekrar yükselir. Bu dönemde de doktor kontrolü tavsiye edilir. Bebeğin, sarılık süresince ve tedavi esnasında iyi beslenmesi çok önemlidir, çünkü bilirubin kaka ile vücuttan atılır. Kolik Bebeklerde meydana gelen gaz sancısına kolik denir. Kolik 3 aylıktan küçük bebeklerin ortalama yüzde 20'sinde görülür. Bebek doğduktan ortalama 2-3 hafta sonra gaz sancısı başlar ve bebek 3 aylık olana kadar artarak devam eder. Üçüncü ayını dolduran bebekte gaz sancısı şikayetleri azalarak yok olur. Bunun dışında ender de olsa, bazı bebeklerde 8-9. aya kadar gaz sancısı devam edebilir. Bebek aç ya da susuz olmamasına rağmen, ayaklarını karnına doğru çekip, ellerini sıkarak ağlıyorsa, ağlama süresi 3 saatten fazlaysa, sürekli huzursuz tavırlar sergiliyorsa gaz sancısı çekiyor olabilir. Çözüm Gaz sancısının sebebi net olarak bilinmez. Genel olarak sindirim sisteminin tam olgunlaşmamış olması, yediği mamalarda veya anne sütünde alerjiye sebep olabilecek madde bulunması bebeklerde gaz sancısı yapabilir. Bebeğe ilk 6 ay anne sütü vermelisiniz, 6. aydan sonra ise takviye gıdalarla birlikte anne sütüne devam etmelisiniz. Şayet bebek anne sütü emmiyor, sadece mama tüketiyorsa, mamanın gaz sancısına sebep olabileceğini düşünerek mamayı değiştirmeniz gerekir. Annenin tükettiği besinlerin sütle birlikte bebeğe geçip gaz yapabileceğini unutmayın ve gaz yapacak besinleri tüketmemeye özen gösterin. Ayrıca gaz sancısını azaltmak için bebek masaj yağları ve bitkisel karışımlarla masaj yaparak onu rahatlatabilirsiniz. Kusma Yeni doğan bebeklerin, doğumdan önce yuttuklarını çıkarmak için ilk günlerde kusmaları normaldir. Anne sütü veya biberon mamasıyla beslenen bebeklerin beslenmeden kısa bir süre sonra ağzında pıhtılaşmış süt veya mama içeriğinin gelmesi olağandır. Özellikle beslenmeden sonra gazı çıkarılmadan yatırılmışsa sütün ya da mamanın bir kısmını çıkarır. Kusma, genelde bir hastalığın sebebi olarak ortaya çıkar. Özellikle ishal, kabızlık gibi bağırsak enfeksiyonu ve sinir sistemi enfeksiyonlarında, mide rahatsızlıklarında kusma görülebilir. Bebekler heyecanlandığında, ilgi beklediğinde, fazla beslendiğinde veya yediği besine dayanıksızlığı da kusmaya yol açabilir. Çözüm Bebeğiniz kusarken yan yatırmalı ve ağzının içerisindekileri temizlemeli, böylece solunum yollarının tıkanmasını engellemelisiniz. Bebeğiniz kustuktan sonra el ve yüzünü yıkamalı, ateşi varsa ılık bir banyo yaptırmalısınız. Anne sütünü sık sık ve küçük miktarlarda vermelisiniz. Eğer kusma iki öğünden fazla sürerse, aynı zamanda ishalse ve su kaybı varsa ya da fışkırır gibi kusuyorsa veya her beslenmeden sonra hemen kusuyorsa mutlaka doktora gidilmeli ve kusmaya yol açabilecek bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalıdır. Konak Yeni doğan bebeklerin kafa bölgesinde bıngıldak olarak tabir edilen yerlerinde görülen, ciltteki yağ dokusu ve epitel artıkların tozla birleşerek oluşturduğu plaklara konak denir. Konaklar beyaz kepek şeklindedir. Konak korkulması gereken bir hastalık değildir ve hemen hemen her bebekte görülür. Doğru bir bakımla konağı temizlemek oldukça kolaydır. Tek yapmanız gereken yumuşak haraketlerle bebeğinizin başını yıkamak. Çözüm Çoğu bebekte görülebilen konak oluşumu için hastaneye ya da doktora gitmenize gerek yoktur. Konak oluşumunu evinizde bebeğin kafa yapısını zorlamadan, banyo yaptırarak tedavi edebilirsiniz. Banyo öncesi bebeğin kafasına az miktarda zeytinyağı sürmek ve hafifçe masaj yapmak, bölgeyi yumuşatacaktır. Daha sonra bebe şampuanları kullanarak mevcut bölgeyi yıkayın. Banyo sonrasında ise kafasını hafifçe kurulayın. Konaklar fırça yardımıyla aşırı baskı yapılmadan temizlenir. Ateş Bebeklerde ateşin yükselmesinin çok çeşitli sebepleri olabilir. Mesela ağrılı durumlarda ateş yükselebilir, grip gibi rahatsızlıklara karşı vücudun tepkisi veya sıcak çarpması olabilir. Bu nedenle ateşi yükselen bir bebeğin mutlaka doktora götürülmesi gerekir. Vücut ısısının normal değerlerinin üzerine çıkması ateş olarak tanımlanır. Vücut ısısı gün içerisinde değişim gösterebilir. Normal ısı koltuk altından derece, ağızdan ölçülen ısı ise 37 derecedir. Koltuk altı derece, kulak derece, ağızdan derece ve rektal ölçümde 38 derecenin üzerindeki ölçümler ateş olarak kabul edilir. Çözüm En güvenilir ateş ölçüm bölgesi rektal bölgedir. Ağız içinden oral yapılan ölçüm de güvenilirdir. Bebeğinizin ateşi olduğunda en önemli şey panik yapmamaktır. Öncelikle üzerindeki giysileri çıkartıp sık aralıklarla ölçümü tekrarlayın. Bebeğiniz 6 aydan küçükse ateş düşürücü ilaç vermeden önce doktora başvurmalısınız. Ancak bebek için evinizde sıklıkla bulundurmanız gereken ateş düşürücü parasetamol şurup veya fitil olabilir. Yaşı ve kilosuna uyan dozda ateş düşürücüleri evde uygulayabilirsiniz. İbuprofen türü ateş düşürücü ilaçları 1 yaşından itibaren kullanabilirsiniz. Ilık suyla koltuk altı, alın ve kasık bölgesine kompres yaparak ateşi düşürebilirsiniz. Kızarıklıklar ve şişlikler Bebek yeni doğduysa yani yaşı 1 ay ve altında ise cildindeki kızarıklıklar ve şişlikler normal bir durumdur. Yenidoğan aknesi, toksik eritem milia bebeğin yüzünde bulunan, sivilceye benzeyen küçük beyaz yumru, milaria ter kanallarının tıkanması sonucu geçici, toplu iğne başı büyüklüğünde kabarcıklardır görülebilir. Bu tip döküntüler yenidoğan dönemine özgüdür. Cilt altı ter ve yağ bezlerinin tıkanması sonucu ortaya çıkar. Banyo yapıldıkça kendiliğinden geçer. Hem erkek hem de kız bebeklerde göğüslerde şişkinlik olabilir, bu da çok normaldir. Hormonal bir durumdur. Kesinlikle masaj yapılmamalıdır. Bebeğin poposunda görülen mongol lekesi dediğimiz morluk da yenidoğan döneminde görülebilir. Gözlerinden salgı geliyorsa Gözyaşı kanalı darlığına bağlı yenidoğanlarda tek gözde veya her iki gözde sulanma ve iltihaplı sarı-yeşil renkte akıntı gelebilir. Bu durum masaj ve ılık suyla pansuman yapılarak giderilebilir. Tıkanıklık 1 yaş civarındaysa operasyon gerekebilir. Bu yüzden bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Doğum sonrasında bebeklerde konjonktivit denilen iltihaplı durumlarda da antibiyotikli damla kullanmak gerekir. Burun ve kulak akıntısı Kulak akıntısı kahve sarı balmumu renginde ve yumuşak görünümdeyse temiz ılık su ve mendille silinmelidir. Bu durum kulak kiri olarak tabir edilir. Dış kulak yolundaki birtakım oluşumlar bu salgıya neden olur. Ancak akıntı sarı beyaz veya yeşil iltihaplı görünümdeyse doktora başvurmak gerekir. Çünkü kulak iltihabı olabilir. Burun akıntısı şeffaf beyaz renkteyse serum fizyolojik damla her iki burun deliğine damlatılarak burun nazikçe silinmelidir. Burun aspiratörü veya puar ile aspire edilebilir. Hazırlayan Başak DOĞRU TGRT HABER’de yayınlanan ”Önce Çocuğum” programına katılan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan, yeni doğan bebek bakımı hakkında önemli bilgiler aktarıyor. 28 Şubat 2016 tarihli ”Önce Çocuğum” programının ana konusu yeni doğan bebeğin bakımı olmakla birlikte, bu videoda aşağıdaki sorulara yanıt bulacaksınız Yeni doğan bebeğin bakımında nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Prematüre bebek nedir? Prematüre bebek bakımında nelere dikkat edilmelidir? Yeni doğan bebeğin bakımı nasıl yapılmalı? Bebeklerde antibiyotik kullanılması doğru mu? Emziren annelerin ilaç kullanımında nelere dikkat edilmeli? Emziren annelerin hasta olması bebeği etkiler mi? Yeni doğan bebeğin boyu ve kilosundaki artış oranı nasıl olmaktadır? Yeni doğan bebeğin gaz sancısı için ne yapılmalı? Bebek doğduktan hemen sonra banyo yaptırılır mı? Emziren anne bitkisel çaylardan gaz önlemek için içebilir mi? Yeni doğan, her şeyiyle soru işareti dizini. Cildi daha yumuşak ve hassas olduğu için bakımında kullanılan ürünlerin parfümsüz, kokusuz olmasına dikkat edilmesi ve boya, zararlı maddeler içermemesi gerekiyor. Liv Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Ahmet Günay yeni doğan bakımı ile ilgili püf noktalarını paylaştı. Yeni doğan bebekler üzerinde mumsu bir tabaka bulunur. Bu tabakayı kaldırmamak gerekir, yıkandıkça çıkmasını bekleyin. Yeni doğan bebeklerin vücudu boğum boğumdur. Bu boğumların arasında kirler oluşup enfeksiyon kapılmasına neden olabilir. Bu yüzden boğumların arasını her gün temizlemek gerekir. Yeni doğan bebeklerde halk arasında konak denen atılamayan deri birikimleri olur. Bu deri birikimleri kaldırılmamalıdır, nemlendirici şampuan ve krem kullanarak çıkması beklenmelidir. Bazı bebekler doğuştan kuru ciltli olur. Kepek gibi gözüken kuru ciltten kurtulmak için banyodan sonra bebeğinizin cildini doğal nemlendiricilerle kremleyin. Bebeklerde idrar ve kakanın cilt ile uzun süre teması mantar veya pişiklere sebep olabilir. Sık sık alt değiştirmek gerekir. Bebeğinizin kasık ve diğer büklüm yerlerinde kırmızı lekeler oluşuyorsa ve bebeğiniz huzursuz ise mantar söz konusu olabilir. En yakın zamanda cilt doktorunuza bebeğinizi götürün. Bebeklerin çamaşırları bebeklere özel sabunlarla yıkanmalıdır. Özel bebek deterjanları kullanarak normal deterjanların iyi durulanmaması sonucu oluşabilecek egzama ve pişikleri önleyebilirsiniz. En önemlisi ise bebeğinizi güneşten korumalısınız çünkü yeni doğan bebeklerin ultravioleden koruyan pigmentleri henüz gelişmemiştir ve hassastır. Bu nedenle güneşten koruyucu kremler kullanarak ve bebeğinize ultraviolet koruyucu kıyafetler giydirerek güneşe çıkarmalısınız. Bebeğinize gereken D vitaminin güneşten sağlandığını ve bu nedenle saatleri dışında bazen dışarı çıkarılması gerektiğini unutmayın. mamikas Follow Mamikas, annelerin ve anne adaylarının aradığı tüm özellikleri bir arada sunan bir paylaşım platformudur. anneleringücüadına 15 Mart 2021 4 Dakika Yeni doğan bebekler söz konusu olduğunda, özellikle ilk üç aylık süreçte yaşanan gaz problemleri neredeyse kaçınılmazdır. Anne karnındaki rahat ve güvenli ortamdan ayrılıp, gözlerini dünyaya açan bebek için ilk ay alışma süreci olarak değerlendirilebilir. Bir başka deyişle gaz problemi temelde bir hastalık değil, anne karnındaki ortamdan dünya ortamına uyum sürecinin getirdiği fizyolojik bir değişimin yan etkisidir. En belirgin haliyle doğumdan 2-3 hafta kadar sonra ortaya çıkan gaz sancısı şikâyetleri gün ve geceye yayılabilir ancak en yoğun olduğu zamanlar genellikle akşam saatleridir. Beslenmeden sonra ortaya çıkan kramp ve kasılmalarla belirginleşen gaz problemi, bebek 5-6 haftalık olduğunda yoğunlaşır ve ilk üç ayın sonunda ortadan kalkması beklenir. Bebeğin yüzünde kızarma ve acı çektiğini belli eden bir ifade varsa, ellerini yumruk yapıp bacaklarını karnına doğru çekiyorsa, karnı şişkin ve sertse sorunun gaz sancısı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bebekte gaz problemlerini en aza indirmek için öncelikle beslenme sırasında hava yutmamasına mümkün olduğunca dikkat etmek gerekir. Bunun için özel olarak üretilmiş biberonlar kullanmak faydalı olabilir. Bununla beraber anne sütü ile beslenen bebeklerle mama ile beslenen bebekler karşılaştırıldığında, anne sütü alanların gaz şikayetinin daha az olduğu tespit edilmiştir. Bu noktada annenin gaz yapan, aşırı baharatlı, hazmı zor gıdaları tercih etmemesi büyük önem taşır çünkü annenin yediği gıdadaki gaz yapan maddeler süt yolu ile bebeğe geçebilmektedir. Gaz sancısı yaşayan bebeği sakinleştirmede ebeveyn tavrı son derece önemlidir. Sakinliği koruyarak, bebeği kucakta hafifçe sallayarak, onu sıcak tutup onunla konuşarak ve basit bir masajla gaz şikâyetinin önüne geçilebilir. Ilık bir duşun ardından, bebeğe uygun bir yağ kullanarak karnına bastırmadan dairesel hareketlerle ovmak, sırtına hafif dokunuşlarla vurarak gazın atılmasını sağlamak kısa süren ve etkili bir yöntemdir. Altının uzun süre ıslak kalması, düzensiz beslenme, şekerli su, bal ya da pekmeze batırılmış emzikler, sıkı kundaklar ve hareket kabiliyetinin kısıtlanması, uzun süre aynı pozisyonda bırakılması, ek gıdaların erken dönemde verilmeye başlanması bebeklerde gz problemini tetikleyen faktörlerdir. Eğer ağlama durmuyorsa ve bebeğin huzursuzluğu geniş bir zaman dilimine yayılıyorsa doktora danışmak en doğrusu olacaktır. KOLİK Öncelikle şunu bilmek gerekir ki; kolik “bir hastalık değildir”. Bazı sağlıklı bebeklerde görülebilen uzun süreli ağlama nöbetlerine kolik adı verilir. Sebebi henüz tespit edilememiş olan bu durum, bebek 2-3 haftalıkken ortaya çıkar, 5-6 haftalıkken en yoğun haliyle yaşanır ve 3 aylıktan sonra ortadan kalkar. Pek çok ebeveyn ağlayan bebeğinin sıkıntısını gideremediğinde kendisini yetersiz hisseder. Ebeveynde ortaya çıkan özgüven problemi ve huzursuzluk da aslında bebek tarafından hissedilir ve ona da yansır. Dolayısıyla özellikle kolik bebeklerin anne babalarının sakinliğini koruması, sabırla ve sevgiyle bebeğin huzursuzluğunu gidermeye çalışması en doğrusu olacaktır. Bebek masaj, uygun sıcaklık, basit egzersiz hareketleri, göz kontağı ve yumuşak bir ses tonu ile kendisine yaklaşıldığında rahatlayacaktır. Eğer bu denemeler sonuç vermiyorsa kolik ya da gaz sancısından farklı bir problem olabileceği ihtimali göz önünde bulundurulup doktora danışılmalıdır. REFLÜ Yetişkinler söz konusu olduğunda bir hastalık olarak değerlendirilen reflü, bebeklerde aynı şekilde ele alınmaz. Bebek doğumun ardından aslında hala gelişim sürecindedir. Bu gelişim sürecine bir de dünya koşullarına uyum sağlamak eklendiğinde bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Bebek reflüsü ya da kusma da bu basit ve geçici sorunlardan biridir. Öncelikle unutmamak gerekir ki bebek yeni doğduğunda doyma hissinden habersizdir. Dolayısıyla küçücük midesi çabuk dolar ancak o bunu fark edip beslenmeyi durduramaz. Fazladan aldığı besin de doğal olarak yemek borusundan geri döner ve bebek kusar. Kusmak bebek için sıra dışı bir eylemdir ve kustuğu için korkup ağlayabilir. Bu tip kusmanın yanı sıra yemek borusu ve mide ile yemek borusunu ayıran kapakçığın gelişiminin devam ediyor olması da bebeklerde reflüye sebep olabilir. Eğer beslenirken sütü tükürüyorsa, aç olduğu halde beslenmeyi reddediyor, sık sık geğiriyor, hıçkırık ve öksürük uzun zamana yayılıyor, çokça ağlıyor ve sık sık kulak iltihabı sorunları yaşıyorsa bebekte reflü olduğu düşünülebilir. Bu süreçte yeşil ya da sarı kusmuk, dışkda kan, ishal, yüksek ateş görülüyorsa bir doktora danışmak gerekir. Bebeklerde reflü ilk üç ayda normal kabul edilir ancak 5 -6 aylıkken başlayan ve süreğenleşen reflü problemi hastalık olarak değerlendirilecektir. Hastalık korkutucu bir kelime olsa da bebeklerde görülen reflü zorlu bir problem değildir ve basit müdahalelerle ortadan kalkabilir. Beslenmenin ardından gazını çıkartmasını sağlayacak masaj ve egzersizler yaptırmak, mama ile besleniyorsa kıvamını biraz koyulaştırmak, azar azar ancak sık beslemek, biberonun ucunu bebeğe uygun seçerek hava yutmasını engellemek bu basit müdahalelere örnektir. KABIZLIK Yalnızca anne sütü ya da devam sütü ile beslenen bebeklerde gün içinde birkaç kez bağırsak hareketi olması normaldir. Bu tip beslenmenin ardından katı gıdaya geçişte bağırsak hareketleri yavaşlayabilir. Katı gıdaların sindirimi daha zordur ve daha fazla zaman alır. Dolayısıyla bebek için yeni olan bu beslenme modeline uyum sağlamaya çalışan sindirim sistemi, zaman zaman kabızlık sorunu yaşanmasına sebep olabilir. Bu nedenle ek gıdaya geçişi zamana yaymak ve az miktarlarla alıştırarak bebeği beslemek en doğrusu olacaktır. Seçilen gıdaların muz, pirinç, havuç, patates gibi hazmı zor gıdalardan olmamasına dikkat etmek gerekir. Kayısı gibi lifli gıdalardan, az miktarda zeytinyağından faydalanılabilir. Ayrıca bebeğin bağırsak hareketlerini desteklemek için sırtüstü yatırıp bacaklarına bisiklet hareketi yaptırmak, hafif gaz masajı ve üşümediğinden emin olmak da kabızlıkla mücadele ederken işe yarayacaktır. KUSMA Bebeklerde kusma ilk üç ay için normal olarak değerlendirilse de bir hastalığın uyarıcısı da olabilir. Zorlanmadan kusan bebekler için sorun beslenme şekli ve miktarından kaynaklanıyor olabilir. Hızlı ya da fazla yavaş beslenme, beslenmeden sonra gazın çıkarılmaması, fazla beslenme zorlanmadan kusma ile sonuçlanabilir. Bebek zorlanarak kusuyorsa, fazlaca geğiriyor ya da ağlıyorsa, terlemesi artmışsa başka bir problem düşünülebilir. Enfeksiyon, süte alerji, yemek borusunun gelişimsel bozukluğu gibi sorunlar doktor müdahalesi gerektirecektir.

yeni doğan bebekte beslenme sorunu